DÜNYAYA NASIL BAKIYORSAN, DÜNYA ÖYLE GÖRÜNÜR GÖZÜNE
Seyit Burhanettin Akbaş
Hayat bazen bize dünyayı değil, kendi içimizi gösterir. Kimi insan gittiği yerde karanlığı görür, kimi aynı yerde ışığı… Kimi dikenleri sayar, kimi gülleri koklar. Çünkü insan çoğu zaman baktığını değil, içinde taşıdığını görür.
Rivayet edilir ki bir bilge kişi, talebelerinin olgunluk derecelerini ölçmek ister ve iki öğrencisini İstanbul’a gönderir.
“Gidin,” der, “bakın görün, dönünce bana İstanbul’u anlatın.”
Aradan zaman geçer. İlk talebe döner. Bilge sorar:
— İstanbul nasıl bir yer?
Genç başlar anlatmaya:
— Efendim, ahlak bozulmuş. İnsanlar yozlaşmış. Edep ve terbiye kalmamış. Kötülük her tarafı sarmış.
Bilge yalnızca başını sallar.
Bir süre sonra ikinci talebe gelir.
Aynı soru ona da sorulur:
— İstanbul nasıl bir yer?
Genç gözleri ışıldayarak cevap verir:
— Efendim, ne mübarek bir şehir! Muhteşem camiler gördüm. İnsanların birbirine yardım ettiğini gördüm. Açık gönüller, açık sofralar gördüm.
Bilge ikisini de dinledikten sonra yanındakilere döner:
— İkisine de aynı eğitimi vermedik mi?
— Verdik.
— Peki nasıl oldu da iki ayrı İstanbul gördüler?
İçlerinden biri tebessüm ederek cevap verir:
— İnsan dünyaya nasıl bakıyorsa, dünya ona öyle görünür.
Gerçekten de ikisi de yalan söylememişti. Birisi karanlığa takılmıştı, diğeri aydınlığa.
Hayat da böyledir.
Bazıları ömür boyu kusur arar, bazıları güzellik.
Bazıları ihanetleri sayar, bazıları vefaları…
Bazıları çamuru görür, bazıları gökyüzünü.
HAYATTA BAZEN ALDANAN TARAFTA OLMAK DA KAZANMAKTIR
Bir başka hikâye anlatılır.
Bir esnaf yıllarca biriktirdiği parasını kaptırmış, bu olayın üzüntüsünden günlerce kendini yiyip bitirmişti.
Durumu öğrenen yaşlı bir gönül insanı onu ziyaret etti ve şöyle dedi:
“Kaybettiğin para; çocuğunun gülüşünden, eşinin gözlerinden, senin sağlığından daha değerli değildir.
Ve unutma; Allah sana aldatanlardan değil, aldananlardan olmayı nasip etmiş.
Seni aldatan kişi iki dünyasını da kaybedebilir; ama sen dürüstlüğünü kaybetmediysen aslında kazanan sensin.”
İnsan bazen kaybettiğini sandığı şeylerle imtihan olur.
Para gider, mal gider, makam gider…
Ama insanın vicdanı yerindeyse, kalbi huzurluysa, hâlâ zengindir.
Çünkü helal kazancın bereketi, vicdan rahatlığının huzuru ve temiz bir alın yazısının değeri hiçbir servetle ölçülemez.
Dünyaya nasıl bakarsanız, dünya size öyle görünür.
Ve unutmayın:
İnsan bazen aldanarak kaybetmez; aldatarak asıl kaybeder.
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.