Hacılar'ın Tütüncü Ağıdı'nın Düşündürdükleri / Seyit Burhanettin Akbaş

HACILAR’IN TÜTÜNCÜ AĞIDI

​Edebiyat Fakültesi’nde okurken rahmetle yad ettiğim hocam Doç. Dr. Fuat Özdemir, bir dersinde önemli bir ağıdı işleyeceğimizi söyledi. Derste Kayseri’nin Hacılar ilçesinden derlenen meşhur “Tütüncü Ağıdı”nı okumaya başladı. Ağıdın hikayesini anlattı ve bir halk edebiyatı metni olarak bu meşhur ağıdı işlemiştik.

​O dersten sonra bende bir Hacılar merakıdır başladı. Önce kıymetli Mustafa Özdemir’in “Hacılar” isimli kitabını temin ettim ve Hacılar hakkında hem tarihi hem de folklorik bilgileri heyecanla okudum. Hacılar’da tertiplenen Hacılar Atlı Yayla Şenlikleri’ni kaçırmamaya çalıştım ve Erciyes TV’de Bindallı isimli programımda geniş şekilde yer verdim. Çünkü, Oğuz Türkleri’nin Kayı boyuna mensup olan Hacılar obası gerek tarihi geçmişi ile, gerekse ağıtları, türküleri, halı üzerine söylenmiş manileri ile Türk kültürünün buram buram nefes aldığı bir yerdir.

​Tütüncü Mahmut’un Ağıdı

​Mahmut isimli şahıs Hacılar’da Tütüncü Beyi’nin kızı ile evlenmiştir. Tütün alıp satmanın yasak olduğu o devirde Tütüncü Beyi’nin düşmanları damadı Mahmut’u tütün kaçakçılığı yaptığı iddiası ile jandarmaya ihbar ederler. Mahmut’un tütün denkleri ile Hacılar’a döneceği günü de tespit ederler. Jandarma pusu atar ve tütün yüklü hayvanlarla Mahmut pusuya düşer ve çatışmada öldürülür. Hacılar halkı tütüncüyü ihbar edenleri lanetlerler ve ihbarcıyı yakalayıp Hacılar meydanında bir eşeğin sırtına ters bindirerek gezdirir, yüzüne tükürürler ve hakaret ederek Hacılar’dan kovarlar.

​Halkın gönlünde taht kuran Tütüncü Mahmut’un bu dramatik hikayesi onun ağıdında yaşatılır ve bu ağıtla Tütüncü Mahmut ölümsüzleştirilmiş olur:

​Hacılar’a vardım tütün almazlar

Bozarlar denkleri para vermezler

Tütüncü Beyi’nin kızın almazlar

Gelin arkadaşlar gelin yanıma

​Sebebim tütünü basın kanıma


Hacılar köyüne bastığım oldu

Tütünün denkleri yastığım oldu

Zalim arkadaşların kaçtığı oldu

Gelin arkadaşlar gelin yanıma 

​Sebebim tütünü basın kanıma


Bileydim de Hacılar’a varmazdım

Tütüncü Beyi’nin kızını almazdım

Gelen belalara karşı durmazdım

​Gelin arkadaşlar gelin yanıma

Sebebim tütünü basın kanıma


Maraş dedikleri bir büyük Maraş Ceketim kutnudan pantolum kumaş

​El kadar meseleden can veren kardaş

Gelin arkadaşlar gelin yanıma

Sebebim tütünü basın kanıma


Yükledim tütünü Ören’e doğru

​Yıllarca gitmedim sılaya doğru

Döndürün yönümü sılaya doğru

Gelin arkadaşlar gelin yanıma

Sebebim tütünü basın kanıma


​Hacılar köyünde ateşim yanar

Elli tane kurşun tepemde döner

Bir kurşun kalbime bilmeden girer

Gelin arkadaşlar gelin yanıma

​Sebebim tütünü basın kanıma


Çarık’ın dibinde vurdular beni

Al kanlar içinde koydular beni

Nişan çevresine sardılar beni

​Gelin arkadaşlar gelin yanıma

Sebebim tütünü basın kanıma


Çayları dereleri aştım da geldim

Bir daha sılama gitmeden oldum

​Açmış güllerimi dermeden öldüm

Gelin arkadaşlar gelin yanıma

Sebebim tütünü basın kanıma


Anam ben vuruldum yerimi edin

Ufacık yavruma haberim verin

Tabut vücudumu almadan görün

Gelin arkadaşlar gelin yanıma

Sebebim tütünü basın yarama


BU AĞIDIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

1. Reji İdaresi ve Tütün Kaçakçılığı

​Metinde geçen "tütün alıp satmanın yasak olduğu o devir" ifadesi, muhtemelen Osmanlı’nın son dönemi veya Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Reji İdaresi (veya Tekel’in kuruluş süreci) dönemine işaret eder. O dönemde tütün ticareti devlet kontrolündeydi ve halkın kendi tütününü satması "kaçakçılık" sayılırdı. Bu durum, Anadolu’da "Çökertme" gibi pek çok acıklı türküye ve ağıda konu olmuştur.

​2. Halk Adaleti ve "Eşeğe Ters Bindirme"

​Metnin en çarpıcı kısımlarından biri, halkın ihbarcıya (müzevire) verdiği cezadır. İhbarcıyı eşeğe ters bindirip meydanda gezdirmek, eski bir Türk cezalandırma geleneğidir. Bu, sadece fiziksel bir ceza değil, aynı zamanda o kişiyi toplumdan tamamen dışlayan büyük bir **"utanç cezası"**dır. Hacılar halkının bu tepkisi, Mahmut’a olan sevgilerini ve "jurnalcilik" yapan kişiye duydukları nefreti gösterir.

​3. Folklorik Ögeler (Kutnu ve Kumaş)

​Ağıdın içinde geçen şu dizeye dikkat:

​"Ceketim kutnudan pantolum kumaş"

​Kutnu, genellikle Gaziantep yöresine ait, ipek ve pamuk karışımı çok değerli bir kumaştır. Mahmut’un bu kıyafetleri giymesi, onun varlıklı veya kendine bakan, "bey" kızıyla evlenmeye yakışır şık bir damat olduğunu simgeler. Ağıtlarda bu tür detaylar, ölen kişinin gençliğini ve yakışıklılığını vurgulamak için kullanılır.

​4. Coğrafi İzler

​Ağıtta geçen Maraş, Ören ve Hacılar üçgeni, o dönemdeki ticaret rotasını veya kaçak tütünün izlediği yolu anlamamıza yardımcı olur. Kayseri Hacılar ile Maraş arasındaki bu kültürel ve ticari bağ, bölge folklorunun ne kadar geniş bir sahaya yayıldığını kanıtlar.

Seyit Burhanettin AKBAŞ 


Yorumlar