SARIOĞLAN GAZİLER KASABASINDAYDIK
“Büvelek ile Göğbaş”
Kıymetli dostum Fethi Koca’nın memleketi olan Sarıoğlan ilçesine bağlı Gaziler Kasabası’nı ziyaret ettik. Kendisi matematik öğretmeni olmasına rağmen tarih ve kültüre olan merakıyla dikkat çeken bir isim. Kardeşi Yener Koca ile birlikte kasabanın geçmişine dair önemli bilgiler paylaştılar.
Gaziler Kasabası’na ulaşmak için Kızılırmak Vadisi’nden ilerleyip Karaözü’nde Şahruh Köprüsü’nü geçtik. Ebulhayır (Bulayır) ve Kadılı’yı aştıktan sonra yükseldikçe coğrafyanın değiştiğini hissediyorsunuz. Burası adeta Kayseri, Sivas ve Yozgat’ın birleştiği bir sınır noktası. Karşımızda Akdağ tüm ihtişamıyla yükselirken, çevrede Özvatan’ın Taşlık ve Kavaklı köyleri ile Sarıoğlan’ın Alamettin ve Büyük Toraman yerleşimleri dikkat çekiyor.
Kasabanın eski adı “Kızılca İn” olarak biliniyor. Daha sonra burada bulunan bir şehitlikten dolayı kasabaya “Gaziler” adı verilmiş. Her ne kadar halk “Şehitlik” ismini istese de dönemin kaymakamı Gaziler adını uygun görmüş. Yine de yöre insanı bu durumu esprili bir şekilde, komşu köylerle yapılan yayla kavgalarına bağlamayı ihmal etmiyor.
Bölge tam anlamıyla bir Türkmen yurdudur. 16. yüzyıl kayıtlarında Alembeğ, Oyluk Fakihli ve Şaban veled-i Alembeğ gibi oymakların burada yaşadığı görülmektedir. Bu oymaklar zamanla çevre mezralara dağılmış, bölgenin kültürel dokusunu oluşturmuştur.
Bugün kasabada Nuhmehmetgil, Nurigil, Uzunoğlangil, Ağagil, Keklikgil gibi birçok sülale adı yaşamaya devam etmektedir. Yener Koca’nın araştırmasına göre kendi ailelerinin kökeni Antep’e ve Barak Türkmenlerine dayanmaktadır.
Gaziler ile Taşlık arasında bulunan Kırözü mevkii, geçmişte hayvancılığın merkezi olan önemli bir yayladır. Günümüzde hayvancılık azalmış olsa da bu alan, geleneksel pilav şenliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Yurt dışında yaşayan kasaba halkı da bu şenliklerde bir araya gelerek birlik ve beraberliğin güzel bir örneğini sergilemektedir.
Kasabanın gençleri davul zurna eşliğinde halaylar çekerken; ağırlama, üç ayak, yanlama, mavilim ve delilocan gibi oyunlar yöre kültürünün zenginliğini ortaya koymaktadır.
Ziyaretimiz sırasında karşılaştığımız Âşık Hasan ise ayrı bir değerdi. Okuma yazması olmamasına rağmen irticalen söylediği şiirlerle dikkat çekiyordu. Ancak onun asıl hafızalarda yer eden sözü şuydu:
“Amerika büvelek gibidir, dünyanın kanını emer.
Rusya ise göğbaş gibidir, durmadan rahatsız eder.”
Büvelek, kan emen bir sinek; göğbaş ise daha zararsız ama huzursuzluk veren bir tür…
Anadolu irfanı, dünya siyasetini bile böylesine sade ama etkili bir dille anlatmayı başarıyor.
Söz uçar, yazı kalır…
Bu güzel sözler de Gaziler Kasabası’nın hafızasında yaşamaya devam ediyor.
✍️ S. Burhanettin Akbaş
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.