KARA BEKAR
Kimimiz,BEKAR AĞA DİYE,kimimiz KARA BEKAR DİYE tanırız.Öleli 25 yıl olmuş.Yani gençler tanımıyor demektir. Bir süre sonra unutulup gidecek...Bu, Farklı kişiler (Hürmüz'ün Çavuş, Kör İhsan,Salih, Ömer,Durdu Efendiler. gibi) unutulmaması için yazmak gerek,Köyün Tarihi böyle oluşur. Bildiklerinizi sizlerde yazın.
Örneğin Ağıtçı Hatun Bacıyı ...
Şimdi ben yazdıklarımı sizinle paylaşacağım.Uzun olduğu için, bölüm bölüm paylaşacağım. bildiğiniz BEKAR AĞA fıkralarını "yorumlara" yazarsanız çok iyi olur. İYİ OKUMALA BEKAR AĞA (KARA BEKAR, HABİKLERİN BEKAR, ASIL ADI: Zekeriya KARANFİL) ( 1)
Toplumlar sıkıldığında, MİZAHA (Gülmeceye)başvurur, Mizah: insanları birlikte güldürür. Komik yönlerini ortaya çıkarır ve düşündürür…(Şaka, taklit, komik olayları, karikatür, tiyatro, fıkra ile anlatılır.)
ALAY da ise insanlar başkasına güler. Tek taraflı olduğu içinde gerilim yaratır. Bugünlerde ise aklımızla alay ediliyor… Biz mizahı yeğleyelim.
Anadolu mizahın bolca kullanıldığı bir coğrafya: Bektaşi fıkraları, Dede Korkut öyküleri, Hacivat -Karagöz oyunları, Nasrettin Hoca yüzyılların imbiğinden süzülerek gelmiş…
Ülkemizde, günümüzde de Aziz NESİN, Gani MÜJDE, Muzaffer İZGÜ, Yılmaz ERDOĞAN, Oğuz ARAL, Kemal SUNAL, Rıfat ILGAZ … gibi ünü yurtdışına taşmış çok kişi akla gelir.
Her yörenin; bir Nasrettin Hocası, Aziz Nesin’i olur. Köylerde: Kahvehanelerde, köy odalarında, düğün nişan gibi topluluklarda, insanları güldüren, eğlendiren, düşündüren, bizim yöremizde de “BEKAR AĞA” vardı. Bu kişilerin ilişkileri ve anlattıkları, bir iki kuşak sonra unutuluyor. Şimdi, dost meclislerinde Bekar Ağayı tanıyanlar tarafından anlatılanlar, unutulup gidecekti. İyisi mi yazalım da anılarda kalsın istedim.
***
Bekar ağa -daha çok ta Kara Bekar: Orta boylu, esmer kurusu, gözleri derinden bir şeyler bekler gibi bakan, hafif sarkık dudaklarıyla, bir gülme ve güldürme ustasıydı. Başında köşeli kasketi, vücuduna tam oturmayan biraz genişçe ceketi, içinde yeleği, yeleğin iliğinden kösteklenmiş cep saatıyla ilk bakışta imam görüntüsü verirdi. İmamlıkta yapardı…
Bekar ağa, herkese, o an ki durumuna göre davranırdı. Bir işi düşecekse, hemen daha gelirken başlardı yüksek sesle konuşmaya, isteğini dillendirmeye, yol yapmaya başlardı:” yav dedim ki, Asker ağama söyle değirmene giderken o, sana yol gösterir, eşeği al gel…ödünç değil mi, onlar da bizden alsınlar…Ya da, Şurada Mustafa’m varken, niye ele vereceğim. Kapı bir komşum. O alsın, buğdayı, şuradan git, şunu al gel ne elin adamından istiyorsun” gibi. Önce yolunu yapar, sonra ikna eder, istediği amaca ulaşırdı. Babası Hatip amcadan kuran okumayı öğrendiğinden, köyde imamın eksikliğini aratmazdı ezanı okur, Namaz kıldırırdı… Köyde ve çevredeki cenazelere gider, kuran okur, dua eder…Düğünlere gider yaşadığı olayları öyküleştirerek anlatır, insanları kahkahalara boğardı…İki elinden birini yanağına kor, “güccükten de görmedim ana gucağı” diye başlardı türkü söylemeye…Hiç kimseyle küs olduğunu, kavga ettiğini anımsamıyorum…Karşısında birisi küfretse, gülerek karşılık verir;” bende senin ananı… der geçer, hemen de araya başka laf sıkıştırıp konuyu değiştirmeyi çok iyi bilirdi…
Herkes az ya da çok çıkarını düşünür, ama Bekar ağa biraz daha becerikli düşünürdü. Mutlaka çıkar sağlayacağı yerden şöyle ya da böyle alacağını alırdı. Borçlanmaktan korkmazdı. Hiç de kolay kolay isteği geri çevrilmezdi. Kendisi de iş bitirmeyi severdi.
Yemin ederken, hemen” şart olsunla” başlar devam ederdi… Ben de, “yav Bekar ağa, çok şart ediyorsun, Bıtkı(Eşi Nezihe ablanın lakabı) için geçerli mi? diye sorunca; “adaam! Osman Bıtkı ne kadar şart edersem edeyim gene boşanmaz, “şart olsun” der, basardı kahkahayı…
Traktör yokken, sapları(ekinleri) kağnılarla getirirlerdi. Kağnılar yollara dizilir, insanlar, kağnı yükleme de ustalığını göstermek için yarışılar, kağnının cızıldama sesi de, kime ait olduğunu tanıtırdı. Bekar ağa da kağnıyı güzel yükler “kağnının okunu çöndürürdü. ” Kağnının yanında gelirken, mendili boynuna bağlar mesesi omuzuna atar, sağa sola da laf yetiştirerek, “göz değmesin” (nazar etmesin) diye okur üfler, elini de arkasına götürür tırnaklardı!
****
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.