TARİHİN ÇELİK İRADESİYLE BUGÜNE BAKIŞ
"Uçurtmalar rüzgârla değil, rüzgâra karşı yükselir. Ve bir millet, ancak kendi köklerinin derinliği kadar yükseğe kanat çırpabilir."
Bugün Anadolu, küresel satranç tahtasında sadece bir 'köprü' değil, bizzat oyunu kuran 'stratejik bir kale' hükmündedir. Batı’nın sığ analizlerinde "istikamet kaybı" olarak yaftalanan hamlelerimiz, aslında bin yıllık bir devlet aklının otonom şahlanışıdır. Lakin dışarıdaki bu devasa fırtınaya rağmen içerideki sessiz çığlığı görmezden gelenler; sadece saray pencerelerinden ufku izleyip, sokağın tozunu unutanlardır. Bizim 'stratejik derinliğimiz', sadece kâğıt üzerindeki haritalarda değil, Dulkadiroğulları'ndan tevarüs eden o sarsılmaz nizamdadır!
Demografik Çelik Çekirdek ve İrfan Birliği
Türkiye’nin sosyolojik yapısı, birilerinin zannettiği gibi kırılgan bir mozaik değildir; o, Türkmen-Yörük asabiyesiyle perçinlenmiş, Selanik’ten Kafkasya’ya uzanan bir 'çelik çekirdek'tir. %90’i aşan inanç birliğimiz, bizim en büyük sosyal sermayemiz ve 'İrfan Silsilemiz'dir. Bu silsileyi zayıflatmaya çalışan, köksüzlüğü modernlik sanan her anlayış; bu topraklara yabancıdır. Biz, bu heterojen yapıyı tek bir 'Milli İstikamet' davasında birleştiren, şeceresi belli, davası hak olanların sesiyiz!
Ekonomik Esaret mi, Milli Şahlanış mı?
Küresel konjonktürün volatilitesi arkasına saklanıp, halkın tenceresindeki yangını istatistik oyunlarıyla söndürmeye çalışanlar bilmelidir ki: Ekonomi sadece rakam değil, bir haysiyet meselesidir! Churchill’in en karanlık saatte dediği gibi, biz de "kan, ter ve gözyaşı" içindeki milletimize sahte refah masalları değil, 'Milli Seferberlik' disiplini vaat ediyoruz. Dulkadiroğulları’nın o muazzam idari nizamını, tahrir defterlerindeki o milimetrik adaleti bugünün teknolojisiyle buluşturamayanlar, bu milleti sadece borç sarmalına mahkûm ederler. Biz, 'emaneti ehline vermeyenlerin' yarattığı bu enkazı, tarihsel bir disiplini arzuluyoruz!
Sonuç: Tarihin Büyük Çağrısı
Türkiye, ne birilerinin uydusu ne de başkalarının yazdığı karanlık senaryoların figüranıdır. Kendi kökünü, arşivini ve şeceresini bir devlet aklıyla okuyan bizler; fırtınanın ortasında dimdik duran o silsileyiz. Dulkadiroğulları mirasının bugünkü sancaktarları olarak ilan ediyoruz ki: Devleti 'şirket' sananlar, milleti 'tebaa' görenler tarihin tozlu sayfalarına gömülmeye mahkûmdur. Biz, maziden atiye uzanan o kırılmamanın, o eğilmeyen iradenin adıyız!
İstikametimiz belli, kökümüz derindedir. Yolumuz, haysiyetli bir gelecektir!
Mehmet DULKADİR
(Araştırmacı - Yazar)
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.