.
.
.
.
Gergeme solunda, şarın sağında
Bülbüller ah çeker gül budağında
Eteğinde Şahsenem'in bağında
Gülün açtığını bil Kayabaşı
Bülbüller ah çeker gül budağında
Eteğinde Şahsenem'in bağında
Gülün açtığını bil Kayabaşı
Şar: şehir
Önce Kayabaşının yerini tespit eder şair. Kayabaşı, Gergeme köyünün solunda, şehrin (şarın yani Bünyan'ın) sağındadır. Burada güllerin budağına konan bülbüller ah etmektedir. Yörede Şahsenem Bağları meşhurdur. Şahsenemde "andelip" denen bülbülerin sabahlara kadar öttüğü bilinmektedir. (Bu konuda Şahsenem Bülbülü isimli yazıma bakabilirsiniz.) Şahsenem, Kayabaşı mağaralarının altında bulunan Kayaaltı mevkkindeki ünlü bağların adıdır. Şahsenem, Aşık Garip hikayesindeki kadın kahramanın adıdır ve Bünyanlılar bu hikayeyle burası arasında ilgi kurdukları gibi, Aşık Kerem'in Aslı'nın peşisıra Kayseri'ye kadar gelirken buranın soğuk suyundan içtiğini de anlatırlar. Şair, son mısrada ve diğer son mısralarda Kayabaşına seslenecek ve onu kişileştirecektir. Burada da "gülün açtığını bil" derken hem kişileştirme yapmakta hem de güzel bir tecahül-i arif (bilmezlikten gelme) sergilemektedir.
***
Sen yüce kayasın şarına yönek
Sıdkile yüzümüz Mevlaya dönek
Ad kavminden kalma yüz bin gözenek
Geçmez mi yanından yol Kayabaşı
Sen yüce kayasın şarına yönek
Sıdkile yüzümüz Mevlaya dönek
Ad kavminden kalma yüz bin gözenek
Geçmez mi yanından yol Kayabaşı
Şar: şehir demektir demiştik. İlk mısradaki yönek kelimesi de yönelmiş demektir. Şair, Kayabaşı için diyor ki: Sen şehre (Bünyan'a) doğru yönelmiş bir yüce kayasın. Biz de senin yüzünü Bünyan'a döndermen gibi yüzümüz Mevla'ya sıdk ile dönderdik. "Ad kavminden kalma yüz bin gözenek" diye şair, Kayabaşı'nı tarif etmiş. Şimdi bu "ad kavmi" meselesini biraz açalım. Şair, neden böyle bir şey söylüyor, anlayalım. Ad Kavmi, Anadolu'da da yaşadığı kabul edilen bir Arap kavmidir. Kur'an-ı Kerim'de yirmi dört yerde bu kavmin adı geçer. Ad kavminin, Nuh devrinden sonra yaşadığı, zenginliklerine güvenerek Hud Peygamber'in ihtar ve davetlerine uymadıklarını, azgınlaştıklarını, bunun üzerine helak olduklarını Kur'an'dan öğreniyoruz. Aşık, dini bilgilerinden hareketle, bu mağaralarda bu kavmin yaşadığına hükmetmiş. Kayabaşının Hititlerin ticaret merkezi Kaniş-Karum'a uzaklığı 20 km.dir. Kayabaşının ilişkilendirileceği medeniyetler eski Anadolu halkları olabilir.
***
Nice bin kavimler sana geldiler
Gahi ağladılar, gahi güldüler
Külünk ile delik delik deldiler
Ecele bir çare bul Kayabaşı
***
Nice bin kavimler sana geldiler
Gahi ağladılar, gahi güldüler
Külünk ile delik delik deldiler
Ecele bir çare bul Kayabaşı
külünk: taş delme aleti
Kayabaşı ile dostça söyleşmeye devam eden şair, birçok medeniyetin, birçok kavmin buralardan geçtiğini ve iyi kötü zamanlar geçirdiklerini söyleyerek, onların "külünk" adı verilen taş delme aletiyle Kayabaşını kazıdıkları (oyduklarını) ifade ediyor. Burada şairin ifadeleri Coşkun Ertepınar'ın "Bünyan'da Eski Zaman" şiirini akla getiriyor:
"Bünyan’da eski zaman
Gözle görülen umman
Esatir, menkıbe, tarih dolu Geçmiş zaman"
Gözle görülen umman
Esatir, menkıbe, tarih dolu Geçmiş zaman"
Son mısra ise iki dostun muhabbeti gibi gelişiyor: Şair burada dostu Kayabaşı'na, bak bunca kavim geldi geçti, kimse ecele bir çare bulamadı diyor.
***
Yüzer gördüm ördek ile kazları
Aşık eder maşukuna nazları
Yenice'de Rum Ermeni kızları
Geyinmiş yeşili al Kayabaşı
Yüzer gördüm ördek ile kazları
Aşık eder maşukuna nazları
Yenice'de Rum Ermeni kızları
Geyinmiş yeşili al Kayabaşı
Burada şair, Kayabaşı'ndan biraz daha aşağıya inmiştir. Yani Kayaaltındadır. Bünyan'ın Pınarbaşı (Göztepe) mevkiinden doğan Sarımsaklı suyu burada Bük Deresi ile birleşir. Kayaltındaki bu bölüme "Gaz Irmağı" adı verilir. Şairin yüzer gördüm ördek ile kazları dediği yer burasıdır. Bu bölgeye "Yenice" adı verilir ve ağırlıklı olarak Rum Milletinden (Karamanlılar) insanların yanı sıra az miktarda da Ermeni halkın oturduğu bölgedir. Çok eski zamanlarda (16. yüzyıl) burası (Enerek / Ekerek) gibi bir ad taşıyan köymüş. Hatta o vakitler nüfusu Sarımsaklı'dan (Bünyan'dan) büyük olan bu köy, zamanla Sarımsaklı'ya dahil edilmiş ve iki köy birleşmişler. Önceden Sarımsaklı (Bünyan), kayaların tepesinde ve Ulu Caminin etrafında bir köymüş.
***
Aksaya geyinmiş şu yüce dağlar
Ziynetin çıkarmış bahçeler bağlar
Ciğer yanmayınca gözler mi ağlar?
Güzün geldiğini bil Kayabaşı
Aksaya geyinmiş şu yüce dağlar
Ziynetin çıkarmış bahçeler bağlar
Ciğer yanmayınca gözler mi ağlar?
Güzün geldiğini bil Kayabaşı
aksaya: beyaz elbise, gömlek
Bu dörtlükte artık bir sonbahar manzarası çiziliyor. Yüce dağlar, beyaz bir elbise (aksaya) giymişler. Bahçeler ve bağlar değerli eşyalarını çıkarmışlar, yani yazın güzellikleri gitmiş. Bir ağıt havası ve matem varmış gibi gözlerden yaşlar dökülmektedir. Artık bütün hüznüyle sonbahar (güz) gelmiştir ve ardı kıştır artık.
***
Güz gelince harmanların savrulur
Esen rüzgarlar sana çevrilir
Coşkun ırmakların akar devrilir
Gülün açtığını bil Kayabaşı
Güz gelince harmanların savrulur
Esen rüzgarlar sana çevrilir
Coşkun ırmakların akar devrilir
Gülün açtığını bil Kayabaşı
Güz gelince Bünyan bir tarım şehri olduğuna göre harmanlar savrulmaktadır ve artık mevsim rüzgarları esmeye başlamıştır. Çoşkun ırmakların akar devrilir derken o zamanlar Kayabaşından, neredeyse 100 metreden aşağıya dökülen Bünyan Çağlayanı vardır, ona işaret etmektedir. Gülün açtığını bil Kayabaşı derken, sonbaharda ne gülü diyeceksiniz. Güller iki türlüdür. Gül Mevsiminde (Haziran) açan has güller olduğu gibi, bir de sonbaharda açan ve hazal adı verilen pembemsi bir çeşit daha vardır. Ondan bahsediyor şair.
***
Mustafa söylersin aktan karadan
Dilerim adüvler çıksın aradan
Senin de muradın versin Yaradan
Mustafa söylersin aktan karadan
Dilerim adüvler çıksın aradan
Senin de muradın versin Yaradan
Sen de gülenlerle gül Kayabaşı
adüv: düşman
Her dost muhabbetinde olduğu gibi şair, dostu Kayabaşına iyi dileklerde bulunuyor. Mustafa iyi kötü bir şeyler söyledi ama seninle bizim aramızda düşmanlarımız olmasın, Yaradan her şeyi senin gönlüne göre versin ve sen her zaman gül diyerek son derece samimi ve hoş bir kişileştirme ile şiiri tamamlıyor.
****
Seyit Burhanettin AKBAŞ
Seyit Burhanettin AKBAŞ
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.