Babam... Küçük Ağa... Hasan Hüseyin Akbaş... (en sağda) Askerlik yılları... dört yıl askerlik yapmış. Askerdeki lakabı "Karakaş"... 1925 doğumlu... İkinci Dünya Savaşı yıllarında askerlik yapmış. Yıldız isimli bir atı varmış. Yıldızın üstünde çok güzel bir fotoğrafı vardı ama kaybettik. Kim aldıysa bir daha geri getirmedi. Hasan Hüseyin dedesinin adı imiş. Birlikte bir zamanlar Yukarı Mahalleye Sünbül Ablaya gittik. Ona dedesini sordu.Dedesi Hasan Hüseyin tuz tüccarı imiş. İri yapılı ve güreşçi imiş. 100 yaşına kadar yaşamış, hatta Tuz Gölünden tuz getirirken eşkıyaların saldırısına uğramış. O yaşlı haliyle bile eşkıyalara kan kusturmuş. Yaralanmış ve yolda kan kaybından ölmüş. Dedesi Hasan Hüseyin'in kabilesinin Bünyan'da olmadığını da öğrendi. Tuz ticareti yaparken Bünyan'a yerleşmiş. Hasan Hüseyin Dedenin Ümmühan diye bir kızını biliyoruz. O da annesi idi. Babam, annesini kaybettiğinde dört yaşındaymış. Kız Kardeşi Hacı Kadın'la birlikte ortada kalmışlar. Dedem (Mehmet Akbaş), Fadime Ana ile evlenmiş. Babamın hayatında anası Ümmühan'ın yeri çok büyüktü. Ne zaman annesinden bahsedecek olsak, konuşmakta zorlanırdı. Annesinin genç yaşta vefatı gibi, kardeşi Hacı Kadın'ın vefatı ( Hacı Kadın'ın fotoğrafını saklardı) ve kardeşi Cevat'ın genç yaşta vefatı onun yüreğindeki en büyük yaralardı.
Allah gani gani rahmet eylesin.Nur içinde yatsın. Cennet mekan olsun

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.