Her derde deva olduğu söylenen ve antioksidanlar açısından da zengin olan enginarı yiyemeyenlere özel hap piyasaya sürüldü. Karaciğeri baştan aşağı yenileyen enginar, aynı zamanda safra kesesinin de düzenli çalışmasını sağlıyor. İçeriğindeki 'luteolin' maddesi sayesinde kötü kolesterol LDE'yi düşürüyor. İyi kolesterol HDL'yi yükselterek, kalbi koruyan enginar, karın ve mide ağrılarına da iyi geliyor. Her gün 2 adet alınan enginar hapı ile kolesterol seviyenizi ayarlayıp, karaciğerinizi koruyabilirsiniz.
ENGINAR HAPI
Yağ dokusunun eriyerek kana geçmesini engeller.
Kandaki yağ ve kolesterol seviyelerini düşürür.
Bünyesindeki linoleic asit , karaciğerdeki cholestrin
7a - hydroxylase enzimini aktifleşerek onun daha fazla kolesterolü safra asidine çevirmesini sağlayarak kolesterolün düşmesine yardımcı olur.
- HDL iyi kolesterol düzeyini de yükseltir.
- Güçlü bir idrar söktürücüsü olup istenmeyen sıvıların atılmasını kolaylaştırır, böbreklerin çalışmasını düzenler.
-İçeriğindeki bir tür nişasta olan insülin maddesi yüzünden kan seker düzeyini düşürür.
- Magnezyum bakımından zengin olması beyin sağlığı açısından önemlidir.
- Sindirim sorunlarını azaltır.
- Hassas bağırsak sendromu belirtilerini azaltır.
ENGINAR HAPININ FAYDALARI
*Karaciğerde toksik maddelerin atılımına yardımcı olur.
* Karaciğerin çalışmasına yardımcıdır ve yeni karaciğer hücrelerinin oluşmasına destektir.
* Hepatit, sarılık ve karaciğer iltihabı problemlerinde faydalı olabilir.
* Alkol alımı nedeni ile karaciğerde oluşabilecek sorunların önlenmesinde yardımcıdır.
* İyi bir kan temizleyicidir.
* Güçlü bir antioksidandır.
* Safra üretimi ve atılması konusunda yardımcıdır.
* Böbreklerin daha iyi çalışmasına katkıda bulunabilir.
* İdrar yollarındaki problemlerin giderilmesinde olumlu katkıları vardır.
* Dokuları korumada ve iltihap önlenmesinde yardımcıdır.
* Meryemana dikeninde bulunan silibinlerin meme ve ektoservikal (rahim dışı) kanser hücreleri üzerinde direkt anti-kanser etkisinin olabileceği gösterilmiştir.
İngiltere Reading Üniversitesinde 208 huysuz barsak sendromlu(irritable bowel syndrome) hastada yapılan bir çalışmada Enginar yaprağı ekstresinin bu hastalığa ait şikayetleri azalttığı bildirilmiştir. Dr.Bundy ve arkadaşlarının raporuna göre 2 ay boyunca düzenli olarak enginar yaprağı ekstresi kullanan hastaların önemli bir bölümünde kabızlık/ishal periyodlarında önemli azalma gözlenmiştir. Hastalar tarafından yaşam kalitelerinde kayda değer bir artış olduğu da ifade edilmiştir. Ayrıca bu hastaların mide ve safra kesesi şikayetlerinin azaldığı, hazımsızlık olarak da bilinen dispepsi şikayetlerinin büyük oranda ortadan kalktığı da bildirilmiştir
(Kaynak: J Altern Complement Med. 2004 Aug;10(4):667-9). Aynı üniversiteden Dr. Marakis ve arkadaşlarının yaptığı bir başka çalışmada da enginar yaprağı ekstresinin hazımsızlık(dispepsi)ve mide şikayetlerinde önemli bir azalma sağladığı gösterilmiştir. Dispepsi ve mide şikayeti olan 516 hastaya 320 veya 640 mg günlük ekstre kullanmaları önerilmiştir. Hastaların 454’ü çalışmayı tamamlamış ve her iki dozda da tüm dispeptik şikayetlerin %40 oranında azaldığı tespit edilmiştir (Kaynak: Phytomedicine. 2002 Dec;9(8):694-9). Perugia Üniversitesinde yapılan bir başka çalışmada ise enginar suyunun özellikle kan yağları yüksek hastalarda damar çeperleri üzerine son derece yararlı etkiler gösterdiği ve damar sertliğini azalttığı ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanında enginar yaprağı ekstresinin vücutta kolesterol sentezini azalttığı, yağların oksitlenmesini önlediği ve damar sertliğini azalttığı gösterilmiştir. (Kaynak: Life Sci. 2004 Dec 31;76(7):775-82). İngiltere’den Dr. Coon’un yaptığı diğer bir çalışmada ise düzenli enginar kullananlarda kan kolesterol düzeylerinde anlamlı düşmeler gözlendiği bildirilmiştir (Kaynak: J Fam Pract. 2003 Jun;52(6):468-78). Enginar ekstraktlarının vücutta kolesterol sentezini azalttığı bildirilen araştırmalar da mevcuttur. Gebhardt tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada enginarın karaciğerde kolesterol sentezini azalttığı tespit edilmiştir (Kaynak: Phytother Res. 2002 Jun;16(4):368-72).
Yukarıda yer alan bilgiler tüm dünyadaki tıp otoriteleri tarafından kabul gören ve kaynak olarak kullanılan Amerikan Sağlık Enstitüsünün veri tabanında yer alan bilimsel araştırmalardan (PUBMED) yararlanılarak hazırlanmıştır.

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.