KARATAY
KERVANSARAYI H.638/ M.1240
Karadayı
köyündedir, Selçuklu devletinin meşhur vezirlerinden Celalettin Karatay
tarafından I. Alaaddin Keykubad
zamanında inşasına başlanmış, II.Gıyaseddin Keyhüsrev 638(1240) de
tamamlanmıştır. Kayseri’nin Bünyan
İlçesine bağlı Elbaşı (eski Zamantı) Bucağının, ismi kendi isminden bozularak
alınmış olan Karadayı Köyünde, eski Kayseri-Maraş ve Kayseri-Malatya yolu
üzerine büyük ve çok sanatlı bir kervansaraydır. 1240 yılında yaptırılan Karatay Han bol
figürlü, üstün taş bezemeleriyle klasik Selçuklu mimari tarzını yansıtır.
Karatay Hanı’nın
kitabesine göre, holü Alaaddin Keykubad zamanında, avlusu da 638 (1240) de
Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında tamamlanmıştır. Klasik Selçuklu kervansarayları
planında bazıları yivli ve düğümlü, olan takviye kuleleriyle bir kale gibidir.
Hanın bütün duvarlarında Selçuklu dönemi
yapılarında sıkça görülen dolgu duvar tekniği kullanılmıştır. Köşeler de ve 2.5 m öne fırlayan portalin iki
yanındaki yivli ve düğümlü payelerle iyice yükselmiş olan ana cephe Selçuklu
mimarisinin en âbidevi örneğidir. Çok kuvvetli bir ifade ile üslûplanmış
ağzında yılan taşıyan kanatlı aslan figürlerinden çörtenler, bu etkiyi daha da
artırmaktadır. Portal nişi, köşe sütunlarının küp (zar) başlıklarında sağda iki
aslan, solda iki kuş figürü işlenmiştir. Bunun üstündeki bordür süslemelerinde,
rûmîler arasında palmet yerine, cepheden bir öküz başı, yuvarlak küçük bir
insan başı gibi figürler göze çarpar.
Avluya
açılan sivri kemerli yüksek giriş eyvanının çok heybetli bir görünüşü vardır.
Girişin sağında kubbeli mescit, solunda çapraz tonozlu türbe yer alır. Portal
şeklinde eyvana açılan kapısının tepesinde mukamas kornişin altında on yedi niş
içerisinde kuş, fil, gazel, tavşan, iki yılan motifi gibi çeşitli figürler
sıralanmıştır. Eyvan’ın avluya bakan kemer cephesinin üstü ve köşe dolguları
zengilerin düğümlü geçmelerinden gelişen çift ejder figürü ile doldurulmuştur. Mescidin
kapısı da avluya açılmaktadır. Bunu köşesinden dar bir koridorla hamama
geçilir.
Ortadan
geniş bir avludan geçilerek kapalı bölüme girilir. Avlunun solunda revak
kemerleri, sağda oda kapıları görülür. Mukamas tromplu hol kubbesi, dıştan
piramid külâhlı kümbet biçiminde örtülüdür.
Hanın girişi
olan, ana taç kapının kemerinin üzerine üst kısmı dilimli, alt kısmı dikdörtgen
şeklinde düzenlenmiş ve kapı üzerinde çökertilmiş bir alana yerleştirilen ve
ana kapıdaki tek mermer malzeme olan kitabesinde şunlar yazmaktadır.
“(638/1240)
Mülk Allah’ındır. Bir kalıcı ve devamlı olan Allah’tır. En büyük sultan
hükümdarlar hükümdarı âlemde Allah’ın gölgesi, dünya ve dinin yardımcısı,
fethin babası, inananların emirinin yardımcısı, Keykubad’ın oğlu Keyhüsrev (II.
Gıyaseddin Keyhüsrev) zamanında hicretin altı yüz otuz sekiz tarihinde
yapılmıştır (1240).
Bu muhteşem
hanın kapalı bölümünün portalı üzerindeki kitabesinden de burasının Keykubad
döneminde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Dini İbarelerin bulunduğu üsteki
küçük yarım dairelik kısım hariç yaklaşık 40X100 cm ebadında iki satırlık
Arapça mermer kitabede:
“O Allah
mülkün sahibi, daim ve bâkidir. Büyük sultan en büyük şahların şahı ümmetlerin
en yüce makamına sahip, alemin sultanlarının efendisi, fatih, Keyhüsrev’in oğlu
Keykubad” yazılıdır.
Kitabede
tarih bulunmadığı için bu bölümün hangi yılda yapıldığı belli değildir. Ancak
ana portaldaki kitabeden diğer kısımların II. Keyhüsrev zamanında 638, 1241
yılında yapılmış olduğu anlaşıldığına göre kapalı kısmın Alaaddin Keykubad’ın
son zamanlarında yapılmış olduğu ortaya çıkar.

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.