Hırsızın Böylesi / Ayhan MUTLU

HIRSIZIN BÖYLESİ
Kış gelince yazlık evler mateme bürünür. Çok önemli bir neden olmadıkça yazlık evlere kışın kimse uğramaz. Bunu fırsat bilen hırsızlar açılmadık kapı bırakmaz.
Bir arkadaş anlatıyor:
Bir gün arkadaşım,
“Benim bağ evine bakalım mı?” dedi.
“Neden olmasın?” dedim. Bağ evine yaklaşırken pencerenin camının kırıldığını, perdenin rüzgârda bayrak gibi sallandığını görünce arkadaş,
“Eyvah eve girmişler” dedi. Beti benzi attı. Eve girdik… Hırsızlar ne buldularsa alıp götürmüşler. Evin nerede ise her santimetrekaresinde hırsızın çamurlu ayak izi vardı. Şaşırdığımız nokta; Odanın ortasında serili olan seccadede ayak izi yoktu.
Be adam seccadeye saygılısın da neden hırsızlık yapıyorsun denmez mi?

AKSİLİK
Bir arkadaş anlatıyor:
Eşimle sözlendik. Bir akşam yakın akrabalar toplanıp kız evine söz kahvesi içmeye gittik. Hoş beşten sonra babam kızın dedesine,
“Allah’ın emri peygamber efendimizin kavliyle kızınız ….yı, Oğlumuz… ya istiyoruz” dedi. Dede oğluna,
“Evlat ne diyorsun?” dedi. O da,
“Baba sen neyi uygun görürsen, bana söz düşmez” dedi. Dede,
“Beylerin soyunu sopunu araştırdınız mı? Her hangi bir marazaları var mı?” dedi.
“Tanıyan herkese sorduk; kızın için bulunmaz kapı dediler” dedi. Dede,
“Ne diyelim Allah hayırlı uğurlu eylesin, öyle ise getirin kahveleri” dedi. Kalkıp büyüklerin ellerini öptüm. Nişanlımın da gelip el öpmesi hem de ilk kahveyi bizzat kendi getirmesi gerekiyordu. Bayanlar fazla telaşlı, bir fiskos ki sormayın? Dakikalar geçiyor ama kahvenin geleceği yoktu. İnsanın aklına neler gelmez ki?
Neyse ki kahveler geldi. Getiren,
“Sizlerden özür diliyorum, kahveyi yaparken tüp bitti, o konuda biraz zorluk yaşadık” dedi.
İçim rahatladı…
Kerme, kerpiç, keven, odun, kömür, ocak, tandır, soba, gazocağı, elektrik ocağı, tüp derken doğalgaza geçtik…
Hey gidi günler hey…



Yorumlar