MEZARLIĞI YAKMA
Temmuz ayları, baharda yeşeren otlar kurumuş, yanmak için bir kıvılcım bekliyor.
Mustafa sekiz dokuz yaşlarındayken ele avuca sığmaz bir çocukmuş.
Mustafa’nın babası mezarın başındaki bahçede kuruyan yoncaları toplayıp bahçede bir köşeye hayma yapmış. Mustafa’nın elinde kibriti görünce,
“Aman oğlum kibritle fazla oynama mezarlığı yakarsın” demiş. Demiş ama duyan kim?
Babası gittikten sonra nasıl yaptı bilinmez Mustafa kibritle oynarken mezarlığı değil de haymayı yakmış.
Mahalleli dumana koşup gelmiş. Babası Mustafa’ya,
“Eşek sıpası sana ne dedim?” deyince Mustafa,
“Mezarlığı yakma dedin” demiş.
Temmuz ayları, baharda yeşeren otlar kurumuş, yanmak için bir kıvılcım bekliyor.
Mustafa sekiz dokuz yaşlarındayken ele avuca sığmaz bir çocukmuş.
Mustafa’nın babası mezarın başındaki bahçede kuruyan yoncaları toplayıp bahçede bir köşeye hayma yapmış. Mustafa’nın elinde kibriti görünce,
“Aman oğlum kibritle fazla oynama mezarlığı yakarsın” demiş. Demiş ama duyan kim?
Babası gittikten sonra nasıl yaptı bilinmez Mustafa kibritle oynarken mezarlığı değil de haymayı yakmış.
Mahalleli dumana koşup gelmiş. Babası Mustafa’ya,
“Eşek sıpası sana ne dedim?” deyince Mustafa,
“Mezarlığı yakma dedin” demiş.

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.