YAĞMURBEY MAHALLESİ (Köyü)
●Yağmurbey Hüyüğü (Antik Tarih): Mahalle merkezinin hemen güneyinde, yaklaşık 175 m. çapın da bir höyük tespit edilmiştir. Höyüğün kuzeybatısı ve batısı, mahalle mezarlığı olarak kullanılmaktadır. Kuzeyindeki kaçak kazı çukuru ve çevresinde Tunç Çağları, Roma-Bizans Dönemi ve İslami Dönemlere ait seramik parçaları tespit edilmiştir
Kayseri Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 14.10.2016 tarih ve 2292 Kararı ile 122 ada, 1 ve 41 parsellerin bir kısmında yeralan Yağmurbey Höyüğünün “bir kısmı I. Derece Arkeolojik Sit Alanıdır” ilan edildi.
TARİH: Köy hakkında yazılı ilk bilgi, Karakaya’da ki Seyyid Halil oğlu Seyyid İsa Zaviyesi Vakfiyesi’nde geçmektedir.
Yağmurbey, Eratnalı Sultanı İzzeddin Cafer tarafından, 1354-1355 de kurulan Seyyid İsa ve 1500 de Seyyid Halil Zaviyesi Vakfiyesi’nin mezralarındandı. 1500 de Karakaya Köyünün ekinliği21, 1584 de Karakaya nahiyesine tabi Mezra13, 16. yüzyılda Karakaya nahiyesinin ekinliği, 1863-64’de Sarıoğlan nahiyesine 123, 1864’de Aziziye kazasına, 1928 de Sarıoğlan nahiyesine tabi idi.
Köye yerleşmeler 1360-1365 tarihleri arasında Eratna Beyliği zamanında olmuştur.56
Eratna Beyliği’nin başına geçen Mehmet Bey kendini zevk ve safaya verince Emir Kurt Bey tarafından tahtan indirilerek hapsedildi. Hapisden kaçan Mehmet Bey, Karamanoğlu Seyfettin Süleyman’dan yardım istedi, Alaaddin Ali komutasındaki ordu, Eratna Beyliği üzerine yürüdü. 1357 yılında Emir Kurt Bey, Akşehir Ovası’ndaki savaşta yenilerek Sivas tarafına kaçmıştır. Eratna Emiri Mehmet Bey yeniden tahta çıktıktan sonra, Emir Kurt Beyi affederek Yağmurbey köyünü tımar olarak verip, Kayseri’den uzaklaştırmıştır. Köye yerleşmeler 1360-1365 tarihleri arasında Eratna Beyliği zamanında olmuştur.56
Emir Kurt Bey aile efradıyla köyün bulunduğu yere yerleşmiş, yerleştiği yer her tarafa hakim olan, ormanlarla kaplı yüksekçe bir tepenin üzerindedir. Hisar görünümünde olan yerleşim yerinin temel kalıntıları halen durmaktadır.56 Köyde Gözetleme kulesi olduğu söylenir. Radarın olduğu yer 1784 rakımlı Kurt Tepesi olarak geçmektedir. Boy Beylerinin adı yerleşilen köylere verilmiştir. Yağmur Bey Köyüne adını veren Yağmur Bey’in Dulkadirli Beylerinden olduğu ihtimal dahilindedir. 67
Ulaşım zorluğu, arazinin tarıma müsait olmayışı ve köy halkı arasındaki bazı huzursuzluklar köyden göçü zorunlu kılmıştır. Köy halkının bir kısmı Süleymanoğlu (Kör Sülmanlar) ve Veledoğlu Karahıdır köyüne bir kısmı başka yerlere göç etmiştir.56
●Eğitim: 1962 yılında okul yeniden yapıldı.1964-65 yılında Nihat Sonbahar okul müdürüdür. 1969-70 yılında Hayrullah Elbir öğretmendir.165 Okul olmadığı için bazı aileler çocuklarını Karkaya, Kermelik’e ahbaplarının yanlarına bırakırdı.
●Menkıbe: İki kardeş arasında ihtilaf çıkıyor. Kardeşin biri eşkıyalarla anlaşır, kardeşine karşı kor. Yağmur Bey’e çıkıyor. Kurt Bey, Piri Bey, Seyit Bey köye Halep’den gelirler. Üç kardeş 100’e yakın deve yükü ile Halep’den ayrılırlar. Birimizi bulurlarsa bizleri öldürürler, birer gün batımı dağılalım derler. Piribey Yağmurbey’e, Kurtbey Ankara, Ulubey Kırşehir istikametine gitmişler. Ailenin Halepde’ki hanlarının kirası Yağmurbey’e gelirmiş
●Kurt Bey: Bünyan Hapishanesi’ndeki mahkuklar bazı istekde bulunurlar. Kurt Bey bir gün orada kalıyım sizin ahvalinizi anlayım der. Kaymakamdan izin alınır, bir gün içerde kalan Kurt Bey yukarıdan bir pencere açılsa ne olur der, isteği yerine getirilir. Oranın adı “Kurt Bey Penceresi” diye adlandırılmış.
Kurt Bey Hanı’nın kira bedelinin ödendiğine dair BOA h.13.11.1331 (m.1915) tarih, DH.MB..HPS/42/13 numaralı belge “Haleb Vilayet Hapishanesi'ne ilaveten kiralanan hanenin kira bedelinin gönderildiği, ayrıca mahbusinin çokluğundan dolayı son olarak kiralanan Kurt Bey Hanı'nın kira bedeline ait havalenamenin de irsal kılındığı” İçerisinde hamamda bulunan Kurt Bey Hanı Haleb’deki Hüsrev Paşa Cami Vakfıdır.
●Piri Bey: İbrahim Kâ Karakaya ile Yağmurbey arasında kevenlik, odunluk diye bilinen itilaflı arazinin Karakaya’ya ait olduğunu iddia etmiş. Veletler’de İbrahim Kâ tarafını tutmuş. Arazi anlaşmazlığını Piri Bey Sivas-Aziziye mahkemesine taşımış. Mahkeme masrafı olarak her haneden bir, Veletler’in Bekir Çavuş’dan iki koyun alınmış. Mehmet bizden niçin iki koyun aldınız, birini verin demiş. Piri Bey elini kapıya dayar, Mehmet döğülür, kardeşi Hasan kulağından kan gelene kadar döğülür. Veletlerin Hasan, Piri Bey’i bıçaklıyarak öldürür. Molla Mustafa rüyasında Piri Bey’i görür. Piri Bey “Davamız aynı dava, sözümüz aynı söz deyin” demiş. Böylece mahkeme hududu belirlemiş.
●Kaymakama Cevap: Yağmurbey Köyünde hazır cevap, nüktedan Kurtbey isimli biri vardı. Bünyan’a Kamil isminde bir kaymakam atanmış. Kaymakam nüktedan kişilerle sohbet etmeyi severmiş, Kurtbey’e haber göndermiş. Mevsim kış olması dolayısıyla Kurtbey davete katılamamış. Kaymakam askerlere Kurtbey’i getirmelerini ve gelirken iyi davranmalarını emretmiş. Kaymakamlık makamına gelen Kurtbey’e kapıyı göstermişler. Canı sıkılan Kurtbey bastonuyla kapıyı yiterek içeri girmiş.
-Buyurun kaymakam bey, Yağmurbeyli Kurt demiş. Kaymakam ayağa kalkarak;
-Hoş geldin Kurtbey demiş, ardından;
-Kurtlar ne zamandan beri şehre iner olmuş demiş. Kurtbey’de;
-Şehirdeki itler kamilleştiğinden beri demiş.
YAĞMURBEY-YAĞMURBEYLİ İSMİ: Başbakanlık Osmanlı Arşivi 15854 sıra h.1200, (m.1785/1786) tarihli belgede “Kayseri Kazasının Yağmurbey Karyesi” denmektedir. Bazı harita ve arşiv kayıtlarında “Yağmurbeyli” olarak kayıt edilmiştir. “Yağmurbeyli” adındaki Türkmen Cemaatinin buraya gelip yerleşmesinden dolayı Köye bu ad verilmiştir.
●Muhtarlar: İlk seçilem muhtar Ömer Çelik’tir. Seçilmeden önce 25.2.1942’de Atama ile muhtardı.
Ömer Çelik, d.1912 ……….……… 1.3.1947
Mustafa Uçar…………….….1950-29/11/1954
Ali Çalış, d.1928……….…………25.11.1954
Rasim Şahin, d.1918???….……..24.6.1960
Ömer Çelik, …...…………..….….17.11.1963
Durdu Mehmet Özsoy, 1934 ???....….1968
…………………………….……….9.11.1973
Mustafa Özkan, d.1932 ……...….11.12.1977
Süleyman İslamoğlu, d.1956.….,…26.3.1989
Süleyman İslamoğlu,…………,…...27.2.1994
4.3.1994 göç sebebiyle muhtarlıkdan istifa etti Hüseyin Mutlutürk vekalet etti
Hüseyin Mutlutürk, d.1932…,…...…..2.6.1996
Muhsin Kaya, d.1940.….…….….….18.4.1999 Süleyman İslamoğlu………….……..28.3.2004 Süleyman İslamoğlu, ……..….…..…..8.4.2009
8.4,2014 de ayrıldı
Ömer Mutlutürk, d.1982 .……..……30.3.2014
Ömer Mutlutürk …………………..31/03/2019
●Coğrafya: Kayseri’ye 48, Bünyan’a 25 km uzaklık da. Tuz Gölü’nün batısından ve Kızılırmak Vadisinin Güneyinden itibaren yükselen Elmalı Dağları Yağmurbey’de 1580 metre rakımlı tepeye ulaşır. Köyün olduğu yer bir tepeyi andırır. Yağmurbey’den Elmalı Dağları Tepesine kadar arazı Düz sayılır. Kızılırmak Vadisi, Tuzgölü Çevresi, Bünyan ve Erciyes rahatlıkla görünür. Köyün Kuzeyinde Kermelik, Doğusunda Ömürlü ve Karahıdır Batısında Karakaya, Güneyinde Karahıdır vardır.
●Arazi Adları: Büyük Çeşme, Çeşme Başı, Dede Ardıç, Dokuz Ortak, Göz Tepesi, Güllü Gediği, Kalan Tarla, Karakaya Yolu, Karşı, Köy Önü, Mezar Tarafı, Olyalı, Orta Direk (Dirsek), Söğütlü (Söğütçe), Tavşanlık, Ulu Çalı, Pekmez Toprağı. 77
●Dede Ardıcı: Köyün tuz gölüne bakan tarafta Dede ardıç denilen taşla çevrili yerde bir Allah dostu dedenin mezarı olduğu söylenmektedir.
Çamlık (Köyün Güney-doğusu), Ala Ardıç (Ağaçlandırıldı). Fındıklı (Fındık yetişir..)
●Nüfus: 1915’de 72 Erkek, 61 Kadın (Yağmurbeyli Karyesi). 1965 de 309, 1990 da 211, 2000 yılı sayımına göre 169 hane. 2000’lerde 5-6 hane ikamet ettiği köye, tekrar geri dönüş başlamıştır. Köy ???…haneye ulaşmıştır.
Keven (kurusu ateş tutuşturur) ve meşe kesme meseleleri yüzünden Kermelik, Yağmurbeyli ve köylerimiz zamanla karşı karşıya gelmişlerdir. Yağmurbeyli’nin dağında Karakaya’lılar keven koymazdı, kavgalar çıkardı. Piri Bey hududu ayırt ettirdi arazi ve meşe kavgaları önlendi.
●Hava Radar İstasyonu: 1960-1970 arası Bünyan’ın Yağmurbeyli köyüne Hava trafiğinin kontrolü için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından radar istasyonuna kurulur.
●Evliya: Kurt tepesinin (rakım 1784 m) güney-batısı Evliya Tepesi olarak geçmektedir. Radarın doğusunda çevrilen mezarlık’a Evliya denmektedir. Yağmurbey Köyüne (mahallesine) adını veren Yağmur Bey isimli zatın köydeki Evliya Tepesinde yatan zat olduğu rivayet edilmektedir
Cami, Süleymanoğlu muhtar ve önderliğinde yapıldı.???
YAĞMUR ADI: Yağmur: Gökden damlalar halinde düşen su, çokluk, bolluk, bereket anlamlarına gelir. Yağmur, Oğuzlara ait en eski tarihi şahıs adıdır.188
YAĞMUR AŞİRETİ: Boy Beylerinin adı yerleşilen köylere verilmiştir. Yağmur Bey köyüne adını veren Yağmur Bey’in Dulkadirli Beylerinden olduğu ihtimal dahilindedir. Dulkadirli’ye mesup Türkmen toplululukları, Yağmurbey köyünü kurmuşlardır. Yağmurbeyli Oymağı 15. yüzyılda Koramaz nahiyesine tabidir.67 Dulkadirli’ler Oğuzlar’ın Bozok koluna mensuptur. Beylikler devrinde Urfa ve Caber bölgesindeki Döğerlerin başındaki aileden, Yağmur Beğ bir ara Urfayı idare etmişti, 1415 yılında ölmüştür.188
Diğer bir görüşe görede: Yağmur Aşireti, Karacakurt aşiretinin alt taifesidir. Avşar ve Bayat boyundan olduğu yönünde görüşler belitrilen aşiretin Gazneli Mahmut döneminde 4000 aileden müteşekkil olduğu belirtilir. Karakaya nahiyesi idari sahasında Yağmurbey Karyesi kurucuları bu aşirete mensup oldukları anlaşılır. Rakka, Kerkük Eyaleti, Urfa Sancak bölgelerinde yurt tutmuş taifeleri Türkmen Ekrad taifesinden olduğu bilgisi aktarılır.103
Yağmur ismi, Amasya Yağmur köyü içinde geçmektedir “Yağmur köyü (690/1291) yıllarında meşhur Türk Beylerinden Nureddin Yağmur Bey’in adıyla anılmaktadır. Bunun oğullarından (1350) Nureddin Mehmet ve Şerefeddin Mukbil Beyler meşhurdur.”166
Dimitre’de Yağmurbeylioğlu adıyla üç aileye rastlanmaktadır.44
●Şehitler
1-Bozalioğlları Mahmut Efendinin oğlu er İbrahim (1887-1916), I. Dünya Savaşı, ölüm yeri iki numaralı İzciler Hastanesi.
2-Bölükbaşıoğullarından Ali oğlu piyade er Abdullah (1886-1915), I. Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi.
3-Osman oğlu piyade er Mustafa (1882-1915), I. Dünya Savaşı Çanakkale cephesi, ölüm yeri Kirte.
●İstikklal Madalyası Alanlar
1-Ali oğlu Hacı Mehmet Kaya (er)
2-Ali oğlu Şevket Doğan, Çanakkale Gazisi
3-Ömer oğlu Mehmet Şahin
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.