*Abd* ambargolarıni delen *amarika*
*"Gölgenin Ticareti"*
Dünya denen bu büyük pazarda, her ulus kendi tezgâhını kurmuş, rüzgâra karşı durmaya çalışırken, gökyüzünde dev bir el, ambargo adlı kara bir şemsiye açmıştı. Güneşi istediklerine göstermeyen, diğerlerine yalnızca gölgesini bahşeden bu el, adıyla değil, gücüyle hükmediyordu. Amerika’ydı o elin sahibi.
İran’ın sokaklarında iPhone satılıyordu, üstelik ambargo altındaydı.
Saddam'ın petrolünü gübresi ni alır
Suriye'de Coca-Cola, garip bir şekilde rafta yerini buluyordu. Oysa tabelada yazılıydı: "ABD ambargo uyguluyor." Ama gerçekte olan, fısıltıyla dolaşan bir sır gibiydi: "ABD ambargo koyar, ama kendi delikleri için tüneller açar."
Türkiye, Rusya’dan aldığı savunma sistemleriyle kendini korumak isterken, "Sen benim çizgimin dışına çıkamazsın" diye azarlandı. Almanya, İran’la enerji anlaşması yapınca tehditle yüzleşti. Küçük bir tüccar gibi davranması beklenen koca devletler, Amerikan bankalarının kapısında sıraya dizildi.
Oysa aynı ambargonun hedefindeki ülkelerde Amerikan ürünleri, başka ülkelerden kılık değiştirerek giriyor, adeta başka pasaportlarla sızıyordu. Tıpkı bir casusun kimlik değiştirerek hedef ülkeye yerleşmesi gibi… Savaş baltaları ambargoyla değil, gölgede yürüyen ticaretle bileylemişti kendini.
ABD dostlarına, “Sen yasaksın” derken, kendine “Benim için açık kapı çoktur” diyordu. Böylece dostlarını hizaya getiriyor, düşmanlarını ise kendi elleriyle değil, *müttefiklerinin korkusuyla* dize çekiyordu.
Ve dünya, bir kez daha görüyordu: Ambargo, sadece ekonomik bir yaptırım değil; *bir irade oyunuydu.* Kimine zincir, kimine fırsat olan bu oyunda; ezilenler, çoğu zaman dost görünen gölgelerdi.
---
Mehmet Dulkadir
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.