Avrupa Uyumunun Görünmeyen Bedeli**Zina, Yetimhaneler ve Mafyanın Kucağında Büyüyen Çocuklar* Mehmet Dulkadir
*Avrupa Uyumunun Görünmeyen Bedeli*
*Zina, Yetimhaneler ve Mafyanın Kucağında Büyüyen Çocuklar*
Bir milletin geleceği, çocuklarının gözlerinde saklıdır. Ama o gözler artık umut değil, kırgınlık taşıyor. Çünkü biz, Avrupa’ya uyum sağlama adına attığımız adımlarda, kendi değerlerimizi, aile yapımızı ve en önemlisi çocuklarımızı ihmal ettik.
Zina, bir zamanlar ayıplanan, toplumun dışladığı bir eylemken; bugün *“özgürlük”* adı altında meşrulaştırıldı. Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde yapılan bu değişiklik, bazı ülkelerde demografik *yaşlı nüfusunu* dengeyi sağlamak için tercih edilmiş olabilir. Ancak Türkiye’de bu adım, toplumsal hassasiyetler göz ardı edilerek, *adeta bir zafer gibi havai fişeklerle kutlandı.* Oysa bu kutlama, aslında bir çöküşün sessiz başlangıcıydı.
*Zinanın görünmeyen yüzü, yetimhanelerde yankılanıyor*. Terk edilmiş çocuklar, toplumun sırtına yüklenen sessiz bir çığlık gibi büyüyor. Ve daha da kötüsü: bu çocukların bir kısmı, sistemin koruyamadığı boşluklardan sızarak sokaklara düşüyor. Orada onları bekleyen ise ne devlet ne de şefkatli bir el… *Mafya.*
Buda marifetmiş gibi trt cennet in çocukları adlı tv dizilerinde gösteriyor
Evet, bugün Türkiye’nin bazı şehirlerinde, yetimhanelerden kaçan çocuklar mafya tarafından adeta “sahipleniliyor.” Uyuşturucu trafiğinde, hırsızlık çetelerinde, yasa dışı işlerde kullanılıyorlar. Henüz kimliklerini bile bulamadan, suçun gölgesinde büyüyorlar. Bu çocuklar, sadece birer birey değil; toplumun vicdanında açılmış derin yaralar.
Eski MİT Başkanı Mahir Kaynak’ın şu sözleri, bu sürecin perde arkasını anlamak için oldukça çarpıcıdır:
- Bir _Kürt devleti_ mi kurulacak? Bunu milliyetçi görünen bir parti yapar; çünkü kimse ondan şüphelenmez.
- _Din mi kaldırılacak?_ En çok “dindar” görünenler yapar; çünkü kimse onların altını kazdığını düşünmez.
- _Şeriat mı gelecek?_ Onu da en laik geçinen getirir; çünkü en çok ona güvenilir.
Bu sözler, toplumsal dönüşümlerin nasıl görünmez ellerle yönlendirildiğini anlatıyor. Bizler, “uyum” adı altında yapılan her düzenlemeyi sorgulamadan kabul ettikçe, kendi çocuklarımızı, kendi geleceğimizi başkalarının ellerine bırakıyoruz.
Unutmayalım: Her yasa, her reform, her uyum adımı; eğer maneviyatı, ahlaki değerleri ve toplumsal vicdanı gözetmiyorsa, bizi ileriye değil, uçuruma götürür. Ve bu uçurumun dibinde, yalnız çocuklar, kırık aileler ve çökmüş bir toplum bekliyor olabilir.
Mehmet Akif’in dediği gibi:
*“Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.”*
Ve bu canavar, sadece dışarıdan gelmez. Bazen içeriden, bazen de en güvenilir görünen ellerle hayatımıza sızar. *Asıl oyun, oyuncularda değil; senaryonun kim tarafından yazıldığında gizlidir.*
---
Dulkadiroğulları Araştırma Merkezi tarafından oluşturulmuştur
Mehmet Dulkadir
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.