BAYRAK: BİR BEZ PARÇASI DEĞİL, BİR AKİDE, BİR AHİT, BİR KADERDİR M.Salim Nursaçan

BAYRAK: BİR BEZ PARÇASI DEĞİL, BİR AKİDE, BİR AHİT, BİR KADERDİR

Bayrak bir bez değildir.
Bayrak, rüzgârda dalgalanan bir kumaş parçası hiç değildir.
Bayrak; toprağa düşmüş bir milletin ayağa kalkarken tuttuğu ilk kulptur.
Bayrak; tarihin alnına sürülmüş kanlı bir mühürdür.
Bayrak; bir milletin göğe açılmış duası, yere kazınmış yeminidir.

Bir millet bayrağına bakınca yalnız renk görüyorsa, o millet henüz millet olmamıştır.
Bir millet bayrağına bakınca yalnız şekil görüyorsa, o millet henüz tarih olmamıştır.
Ama bir millet bayrağına bakınca Allah’ı, Peygamberi, şehidi, namusu, istiklali, geçmişi ve geleceği bir arada görüyorsa — işte o millet Türk milletidir.

AL RENK: ŞEHİDİN KANI, İSTİKLALİN BEDELİ

Bizim bayrağımızın rengi “kırmızı” değildir;
Bizim bayrağımızın rengi aldır.

Ve al renk, katalogdan seçilmiş bir boya tonu değil,
Malazgirt’ten Sakarya’ya, Çanakkale’den 15 Temmuz’a uzanan bir kan nehridir.

O renk bize şunu söyler:
“Bu toprakta bedava yaşanmaz.
Bu toprakta bedava nefes alınmaz.
Bu toprakta bedava bayrak dalgalanmaz.”

O renk, gerektiğinde canımızı vereceğimizi haykırır.
O renk, gerektiğinde her şeyimizi feda edeceğimizi ilan eder.
O renk, istiklalin tapusudur.

HİLAL: ALLAH’IN İSMİ, TEVHİDİN MÜHRÜ

Hilal bir süs değildir.
Hilal bir estetik figür değildir.
Hilal bir grafik tasarım oyuncağı hiç değildir.

Hilal, ebced hesabıyla 66’dır.
Allah ismi şerifi de ebced hesabıyla 66’dır.
Yani bizim bayrağımızda, kelimesiz ama mühürlü bir şekilde Allah yazmaktadır.

Hristiyan haçını göğe diker.
Musevi Davud yıldızını taşır.
Biz ise Allah’ın adını bayrağımıza işleriz.

Geçmişte üç hilal neydi?
Avrupa, Asya ve Afrika’ya Allah’ın adını ulaştırma ülküsüydü.
İlay-ı Kelimetullah..
Yeryüzünde nizam-ı âlemi tesis etme davasıydı.
Bir imparatorluk haritası değil; bir iman haritasıydı.

YILDIZ: MUHAMMED MUSTAFA’NIN İZİ

Yıldız da süs değildir.
Yıldız da rastgele çizilmiş bir şekil değildir.
Camilerimizdeki “Muhammed” hattını birleştir,
uçlarını birleştir,
çizgileri kapat..
karşına yıldız çıkar.

O yıldız, Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) işaretidir.

Demek ki bizim bayrağımızda:
Bir yanda Allah vardır — Tevhid vardır.
Bir yanda Muhammed vardır — Risalet vardır.
Yani bizim bayrağımızda kelime-i tevhid manası vardır.

Bu bayrağın üstüne basılmaz.
Bu bayrağın üstüne oturulmaz.
Bu bayrağın altına edepsizlik sığmaz.

BAYRAK YAKILMAZ, AŞAĞILANMAZ, YERE SERİLMEZ

Hiçbir milletin bayrağı yakılamaz.
Hiçbir milletin bayrağı aşağılanamaz.

Siyasi yanlışlardan ötürü bir ülkenin bayrağını yakmak,
o ülkenin masumlarını da düşman etmektir.

Yunan İzmir’i işgal ettiğinde Türk bayrağını yere serdi,
üstünden geçerek komutanları valiliğe çıktı.
İzmir kurtarıldığında Yunan bayrağı yere serildi.
Vilayet konağının merdivenlerine çıkan Mustafa Kemal:
“Kaldırın o bayrağı!
O yalnız işgalcilerin değil,
bu işgale karşı çıkan Yunanlıların da bayrağıdır.” dedi.

İşte bayrak ahlâkı budur.
İşte devlet terbiyesi budur.
İşte bedevileşmeyen Türk budur.

BİZİM BAYRAĞIMIZ ŞORT OLMAZ, YER BEZİ OLMAZ

Bir Amerikalı bayrağını şort yapar, kıçına giyer.
Biz yapamayız.
Çünkü bizim bayrağımızda Allah vardır.
Bizim bayrağımızda Muhammed vardır.
Bizim bayrağımızda şehidin kanı vardır.

Göbeğimizden aşağı düşürmeyiz.
Yere serip üstüne basmayız.
Namaz kılmak için yere serip çiğnemeyiz.
Allah yazısının üstüne kim basar?
Muhammed yazısının üstüne kim secde bahanesiyle ayak koyar?
Bu gaflet değilse ihanettir.

BAYRAK = KUR’ÂN SAYGISI

Osman Gazi’nin rüyasındaki çınar neydi?
Kur’ân’a gösterilen saygının neticesidir.
Cihan imparatorluğu bu saygının hediyesidir.

Biz Kur’ân’a nasıl hürmet ediyorsak,
bayrağa da öyle hürmet ederiz.

Bu milletin ruh kökünde dinle millet ayrılmaz.
Bayrakla iman arasında mesafe yoktur.

MANİFESTO: BU BAYRAK DÜŞMEZ, DÜŞÜRÜLMEZ!
Kim bu bayrağa el uzatırsa,
o el kırılır.

Kim bu bayrağa hakaret ederse,
o dil kesilir.

Kim bu bayrağı yere düşürürse,
o yere gömülür.

Bu devletin polisi, askeri, yöneticisi;
bayrağa uzanan eli kırmıyorsa mesuldür.
Kurşun ne zaman ihanetin alnına çakılacaktır?

Bu bayrak provokasyon malzemesi değildir.
Bu bayrak pazarlık konusu değildir.
Bu bayrak açılım süsü değildir.

Bu bayrak Türk milletinin namusudur.
Ve namus tartışılmaz.
Ve namus pazarlık edilmez.
Ve namus çiğnetilmez.
Gerektiğinde her şey feda edilir.

Ama bu bayraktan bir santim parçası bile feda edilmez.
Çünkü bu bayrak düşerse,
sadece bir kumaş düşmez —
bir millet çöker.

M. Salim Nursaçan

Yorumlar