KÜRTLEŞEN TÜRKLER: KİMLİĞİN AĞIR YÜKÜNDEN KAÇIŞIN TARİHİ* Mehmet Dulkadir

*KÜRTLEŞEN TÜRKLER: KİMLİĞİN AĞIR YÜKÜNDEN KAÇIŞIN TARİHİ*  


Tarihin her döneminde, baskının ve adaletsizliğin gölgesi altına giren milletler, hayatta kalabilmek uğruna ya sessizleşmiş ya da görünmez olmuşlardır. Osmanlı'nın son iki yüzyılı da, kimliklerin, aidiyetlerin ve sadakatlerin baskılandığı, dönüştürüldüğü, hatta satıldığı bir dönemdir.

---

*İdris-i Bitlisi'nin Kalemiyle Başlayan Ayrıcalık*  
1514 Çaldıran Savaşı sonrası Yavuz Sultan Selim, Safevi tehdidine karşı doğudaki Kürt beyleriyle ittifak kurdu. Bu ittifakın mimarı olan *İdris-i Bitlisi*, Osmanlı’ya bağlılık karşılığında Kürt aşiretlerine otonomi ve bazı ayrıcalıklar sağladı. Dulkadiroğulları ni yerinden edip sürgüne gönderdi yurtlarına kürtleri yerleştirdi 

 Kaynaklara göre bu kapsamda Kürt aşiretleri, Osmanlı’ya asker ve vergi verme yükümlülüğünden muaf tutuldu¹.

Bu ayrıcalık modeli, millet sistemiyle Ermenilere de tanındı. "Millet-i Sadıka" olarak adlandırılan Ermeniler, vergiden muafiyet ve yerel özerklik haklarına sahip oldular².

Peki ya Türkler?

 *Türk köylüsü*, cepheden cepheye sürülüyor, tarlasını bırakıp askerlik yapıyor, ağır vergi yükü altında eziliyordu. Yaklaşık *10 yıl süren askerlik hizmeti* ve doğrudan alınan angarya vergiler³, Anadolu Türkü’nün hayatını felç etmişti. Bu tablo karşısında birçok Türk, “Kürdüm” veya “Ermeniyim” diyerek kimlik değiştirmeyi bir kaçış yolu olarak gördü.

---

*Kürtleşen Avşarlar: Yaşar Kemal’in Tanıklığı*  
Ünlü yazar *Yaşar Kemal*, 1996’da yayımlanan röportajlarında, Kozanoğlu isyanı sonrası Osmanlı tarafından Doğu’ya sürülen *30.000 çadır Avşar Türkmeni*nden büyük kısmının zamanla Kürtleştiğini anlatır⁴. Diyarbakır'ın Köprü köyünde yaşayan ve Kürtçe konuşan bir öğretmenin aslında Balkan göçmeni olduğunu; sekiz köyün hâlâ Türkçe konuştuğunu ama diğerlerinin Kürtleştiğini yazar:

> “Osmanlı Türk istemiyordu. Biz de kendimize Kürt dedik.”⁴

---

*Vahdettin’in Belgeli Sözleri*  
Osmanlı’nın son padişahı *VI. Mehmet Vahdettin*, Fransız yetkililere gönderdiği 1920 tarihli belgede, Türkler hakkında şunları söylemiştir:

> "Türkler ahlaken düşmüştür, soyu sopu belirsizdir..."⁵

Bu belge, Fransa’nın İstanbul Konsolosluğu arşivlerinde yer almakta ve Osmanlı seçkinlerinin, son dönem Türk unsuruna bakışı devşirme sisteminin yükselişi nin kendilerini Bizans lı gibi görmenin çarpıcı biçimde ortaya koymasidır.

---

*SONUÇ: Kimlik Bir Kader Midir?*
 Bu tarihsel örnekler göstermektedir ki; kimlik, sadece doğuştan gelen bir aidiyet değil, aynı zamanda baskı, imtiyaz ve ayrımcılık karşısında şekillenen bir tercihtir. Kürtleşen ya da Ermenileşen Türkler, çoğu zaman bu yolu gönüllü değil, zorunluluktan seçmiştir.

Bu gerçek, sadece bir sosyolojik kırılma değil; aynı zamanda bir tarihsel trajedidir.

---

*DİPNOTLAR:*

1. *Bitlisi, İdris.* *Selimşahname.* Haz. H. S. Yıldız. (TİTK Yay., 1990), s. 128-133.  
2. Shaw, Stanford J. & Ezel Kural Shaw. *Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye*, Cilt I. E Yay., 1982.  
3. Zürcher, Erik J. *Modernleşen Türkiye'nin Tarihi*. (İletişim Yayınları, 2004), s. 105-110.  
4. Yaşar Kemal. *Yeni Yüzyıl Gazetesi*, Röportaj Dizisi, 1996.  
5. *Fransız Dışişleri Arşivi (Archives du Ministère des Affaires Étrangères)*, Paris. Osmanlı Dönemi Belgeleri Koleksiyonu, 1920. (Görsel belge ekte.)

---

Dulkadiroğulları Araştırma Merkezi tarafından oluşturulmuştur 

Mehmet Dulkadir

Yorumlar