ERCİYES ÇOCUĞU VE BOZ AHMET’İN OSMAN
“Erciyes Çocuğu” adıyla ün salan ve o günlerde seksen yaşına ulaşmış bulunan şair ağabeyimiz Kemal Ahmet Şen ile bir sohbetimizde, Boz Ahmet’in Osman namıyla bilinen Kayseri’nin meşhur şahsiyetlerinden birini anlatmıştı.
Bu hikâyeyi dinlediğimde kendisine şöyle demiştim:
“Ağabey, siz güçlü bir şairsiniz. Bu tür hikâyeler zamanla unutuluyor. Siz o kudretli kaleminizle Boz Ahmet’in Osman’ını şiirleştirirseniz, sanatın kalıcılığı sayesinde bu halk kahramanının adını ölümsüzleştirmiş olursunuz.”
Nitekim 2005 yılının Mart ayında “Erciyes Çocuğu”, şiirini tamamladı.
Sonrasında Yüksel Kalkan, Boz Ahmet’in Osman’ını kitaplaştırmak için büyük bir gayretin içine girdi. Bu çabasını her zaman takdir etmişimdir. Kemal Ahmet Şen’in bu şiiri de o kitapta yer aldı.
Aslında Boz Ahmet’in Osman’ının ardından eşi Nimet Hanım’ın yazdığı ağıt da elimizde bulunmaktadır. Abdullah Satoğlu’nun Kayseri Ansiklopedisi’nde yer verdiği bu ağıt, halk edebiyatımızın ve Kayseri kültürünün önemli bir parçasıdır.
Ağıtta hem bir eşin feryadı hem de bir dönemin acısı vardır. “Ağla Nimet ağla, Osman’ım deyi / Dağların serdarı aslanım deyi” nakaratı, sadece bir ağıt değil; bir yiğidin halk belleğindeki yerinin ifadesidir.
Kemal Ahmet Şen, yazdığı destanı bu ağıdın biçim özelliklerini esas alarak kaleme almıştır. Üçlükler ve her üçlüğün sonunda yer alan nakarat beyitleriyle klasik halk şiiri geleneğine yaslanmıştır. Şair,
“Sevgisiyle tutuşup ben de yanmak istedim
Boz Ahmed’in Osman’ı anmak istedim”
beytiyle başladığı uzun şiirine bu sebeple “Bozahmedin Osman Destanı” adını vermiştir.
Şiirde Osman; zulme boyun eğmeyen, haram yemeyen, mertliğiyle tanınan, halkın arasında dolaşan bir dağ adamı olarak resmedilir. Kimi onu eşkıya sanmış, kimi kahraman bilmiştir. Fakat destanın bütününe bakıldığında görülen şudur: O, Kayseri halk hafızasında “dağların serdarı” olarak yaşamaktadır.
Kemal Ahmet Şen’in kalemi, Boz Ahmet’in Osman’ını sözlü kültürden yazılı kültüre taşımış; böylece bir halk figürünü edebî hafızaya kazandırmıştır.
Boz Ahmet’in Osman’ını anlatan eserlerin başında ise Süleyman Sağlam’ın “Dağı Dağa Kavuşturan” adlı romanı gelir. Bu eseri özellikle tavsiye ederim. Çünkü roman, sadece bir şahsı değil; bir dönemin ruhunu, dağ ile şehir arasındaki gerilimi ve halk vicdanındaki adalet arayışını da anlatır.
Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu görüyoruz:
Bir halk kahramanı, bir eşin ağıdı, bir şairin destanı ve bir romancının kalemi…
Hepsi birleşerek Boz Ahmet’in Osman’ını yaşatıyor.
Ve biz biliyoruz ki;
Halkın diline düşenler ölmez.
—
S. Burhanettin AKBAŞ
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.