​Zamansız Bir Disiplin Mimarı: Namaz

​Zamansız Bir Disiplin Mimarı: Namaz

​Gök kubbenin altında insanoğlu, damarlarında dolaşan o vahşi ve dizginlenemez dopamin fırtınasıyla savrulurken; tarih, "Ben!" diye haykıran ve kılıcıyla yol kesen eşkıyaların gürültüsüyle sarsılır.

 Dünya, dur durak bilmeyen bir hiperaktivitenin pençesinde, kendi hırsının değirmeninde öğütülürken; 1400 yıl evvel çöllerin ufkundan bir sistem doğdu. Bu sistemin adı; ruhun fırtınasını dindiren, bedenin kaosunu bir hizaya dizen Namaz idi.

​Namaz, kuru bir ibadetin dar kalıplarına sığmayacak kadar devasa bir sosyolojik saattir. O, beş vakit tıkır tıkır işleyen bir nizam, insanın kendi içindeki o asi "çeteyi" dize getiren bir manevi kışladır. Her "Allahu Ekber" nidası, bencil bir "Ben"in cenaze namazı; her secde, topraktan gelenin toprağa teslim olup o hiperaktif hırsını yere bırakışıdır.
​Bu öyle bir sistemdir ki; ne Halid’in keskin kılıcı ne de Trump’ın gürültülü tahtı onun kadar uzun ömürlü olabilmiştir. Çünkü namaz, kişiye değil, kurala sadakati dokur ilmek ilmek. İmamın omuzunda yükselen otorite, cemaatin saflarında eriyip gider; zira bu sistemde lider, denetlenebilen bir rehber; kul ise denetleyen bir şahittir.
​Eğer bir lider yaşayıp giderse, arkasında sadece solgun bir hatıra bırakır. Fakat bir sistem kurulduğunda, zaman o sistemin önünde diz çöker.

 Namaz; o meşhur "cesaret iğnesini" kanın değil, ruhun derinliklerine zerk eder. İnsanı sokağın dağınıklığından alıp saffın intizamına, nefsin eşkıyalığından alıp adaletin huzuruna davet eder.

​Netice-i kelam; namaz sadece bir secde ediş değil, kainatın keşmekeşine karşı çekilmiş bir intizam kılıcıdır. İnsanoğlu bu "disiplin otu" ile beslendiği sürece, ne kadar hiperaktif olursa olsun, o kutsal pusulayı şaşırmaz. Zira sistem, liderden büyüktür ve namaz, insanın kendine kurduğu en asil devlettir.
Mehmet Dulkadir
 Araştırmacı Yazar

Yorumlar