KIBRIS GAZİSİ İBRAHİM DÖNDER’İN HATIRALARI

KIBRIS GAZİSİ İBRAHİM DÖNDER’İN HATIRALARI
1954 Bünyan doğumlu olan İbrahim Dönder, ilkokulu Bünyan’da tamamladıktan sonra genç yaşta çalışma hayatına atıldı. 1974 yılında askere alınarak Erzincan’daki 59. Topçu Tugayı’nda görevine başladı.
Tam da bu dönemde, Kıbrıs Barış Harekâtı patlak verdi. Türk Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs’a takviye birlikler göndermek üzere gönüllü askerler ararken, İbrahim Dönder de hiç tereddüt etmeden gönüllü oldu.
Cepheye Gidiş
Erzincan’dan Mersin’e, oradan da deniz yoluyla Girne’ye ulaştılar. 4 Ağustos sabahı Kıbrıs topraklarına ayak bastıklarında savaşın gerçek yüzüyle karşılaştılar. Hava bombardımanları sürerken, ardından kara birlikleri harekete geçti. Hedef Lefkoşa idi.
Toprak barut kokuyordu… Her adımda ölümle burun buruna geliyorlardı.
Mevzideki Köpek Olayı
Cephede ilginç ve bir o kadar da tehlikeli bir durum yaşandı. Bir mevzide sürekli ateş açan makineli tüfek dikkat çekiyordu. Sonradan anlaşıldı ki, mevzideki bir köpeğin ipi tetiğe bağlanmıştı. Köpek hareket ettikçe silah ateş alıyordu. Bu tuzak, savaşın ne kadar sinsi ve acımasız olabileceğini gözler önüne seriyordu.
“Keçi Kılığındaki Askerler”
Toroslar bölgesinde gece ilerlerken bir grup keçi fark ettiler. Ancak davranışları şüpheliydi. Ateş açıldığında gerçek ortaya çıktı: Keçi kılığına girmiş Yunan askerleriydi. Bu olay, gerilla savaşının ne kadar karmaşık ve tehlikeli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Yeşil Cüppeliler
Bir köyden geçerken Rum sivillerin arasına karışmış, yeşil cüppeler giyen kişiler dikkat çekti. Esir alınan bir Rum’un ifadesine göre bu kişiler, sivillerin arasına karışarak Türk askerlerinden korunmaya çalışıyordu. Savaşın bir başka yüzü de buydu: korku ve çaresizlik.
Esirler ve Savaşın İzleri
Lefkoşa’da esir değişimi yapılırken yaşlıdan çocuğa birçok sivilin zor durumda olduğu görüldü. Savaş sadece cephede değil, halkın hayatında da derin yaralar açmıştı.
Bir Mektubun Hikâyesi
Şehit düşen bir askerin ailesine ulaştırılmak üzere verilen mektup ve fotoğraf, savaş sonrası İstanbul’da ailesine teslim edildi. Kapıyı açan yaşlı anne ve baba, oğullarının hatırasıyla karşı karşıya kalınca büyük bir hüzün yaşadı.
Vatan Uğruna
Savaştan sonra bir süre kendine gelemeyen İbrahim Dönder, zamanla hayata tutundu. Bünyan Lisesi’nde hizmetli olarak çalışarak hayatını sürdürdü. Evlendi, üç çocuk babası oldu.
Gazilik unvanını ise her zaman bir onur nişanı olarak taşıdı:
“Vatanım ve milletim için her şeyi yaparım. Vatan uğruna canım feda olsun.”

Yorumlar