GÖKLERDEKİ DULKADİROĞLU MÜHRÜ: MARAŞ’TAN MERAJ’A Mehmet Dulkadir

GÖKLERDEKİ DULKADİROĞLU MÜHRÜ: MARAŞ’TAN MERAJ’A

Mehmet Dulkadir

Bazen bir fotoğraf karesi, bazen bir isim, insanı alıp asırlar öncesinin tozlu raflarına, oradan da binlerce kilometre ötedeki uçsuz bucaksız coğrafyalara götürür. Geçenlerde önüme bir uçak fotoğrafı düştü. Gövdesinde mor harflerle koca bir "MERAJ" yazısı... Çoğu kişi için bu, sadece İranlı bir havayolu şirketinin adıdır. Ama bir Dulkadiroğlu torunu için, bir tarih araştırmacısı için bu isim, bir "ses"ten çok daha fazlasını fısıldar.

Zihnimiz bizi hemen o meşhur köprüye götürür: Kelime anlamıyla Mirac, yani yükseliş... Ama kulağımıza çalınan o tını, bize öz ve öz memleketimiz olan Maraş’ı hatırlatır. Peki, bu sadece basit bir isim benzerliği midir?

Tarihin derinliklerine daldığımızda görürüz ki; 16. yüzyılda Anadolu’nun kalbi Maraş’tan kopup İran topraklarına giden Dulkadirli (Zülkadir) beyleri, orada sadece kılıç sallamadılar, aynı zamanda bir devlet geleneği inşa ettiler. Bugün İran’ın en stratejik noktalarında, devletin en mahrem kademelerinde ve hatta o havayolunun bağlı olduğu Devrim Muhafızları’nın yönetiminde yine o "Zülkadir" imzasını taşıyan isimleri görüyoruz.

İşte insan burada durup düşünmeden edemiyor: Bugün o uçağa "Meraj" ismini veren irade, acaba sadece "yükseliş"i mi kastetti? Yoksa o ismi seçenlerin bilinçaltında, asırlar önce terk ettikleri ama ruhlarından asla söküp atamadıkları o kadim toprakların, Maraş’ın sıcaklığı mı vardı? 

Belki de bu bir "silah hasreti" gibiydi. Eskinin o şanlı süvarileri, bugün çelik kanatlı kuşlarla göklere hükmederken, isimlerine de o eski yurdun tınısını gizlemişlerdi. Dil bilimciler ne derse desin, tarih hissiyatla yazılır. Bir uçak kuyruğunda kendi soyunuzun, kendi memleketinizin izini sürmek; Maraş’ın sadece Türkiye’de bir şehir değil, bir dünya mirası olduğunu kanıtlar.

O uçak sadece yolcu taşımıyor; Maraş’ın asaletini, Dulkadiroğlu’nun mirasını ve bitmek bilmeyen bir "vatan" tınısını sınırlardan öteye haykırıyor.

Yorumlar