MERHABA KÖYLÜLERİM,TAKİPÇİLERİMARKADAŞLARIM.
HEM GEÇMİŞİTE BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZU ANIMSATMAK, HEM DE Yüzlerce yıllık gelenek ve görenekleri anımsatmak günün yaşamı hakkında küçük küçük bilgiler aktarmak istedim. Bir de KADINLARIN bu gün olduğu gibi ,o günün yoklukları içindeki yaratıcılığını anımsatayım istedim.
KANGAL
Bahçede dolaşırken, çimlerin arsıda yaprakları yere yayılmış bir dikenli ot.Şöyle doğruldum 50-60 yılönceye taşındım , zaman yolculuğunda…KANGAL; Ekinle yeşerip ,kelle tutmaya (başak tutmaya )başlayınca ekin aralarında: Has kangal ,eşek kangalı, yağlıcan, bizim de çok severek yediğimiz bitkilerdi.(Şimdi var mı bilmiyorum an alttaki el büyüklüğünde, yukarı doğru çıktıkça küçülen yapraklarının kenarları tırtıklı, üstü pütürlü, mor damarlı. Gövdesi yuvarlakça ama yer yer dört kösemsi;25-30 cm yüksekliğinde bir ot.Gövdesini soyarrak yerdik.Neden bu kadar anlattım:Zirai ilaçlamalar bir çok bitkinin yok olmasına neden oldu.)
Yenecek duruma geldiğinde, Mahalle de arkadaşlar:Yıldız Abdullah,Garip ali,Uzun Ali kim denk gelirse,binerdik eşeklere,uzaklaşırdık köyden 5-6 km uzaklara .Bırakırdık eşeklerimizi otlamaya(yayılmaya),eşekler yayılır karnını doyururken,bizde bıçaklarımızı çıkarır,has kangalların avına çıkardık,şöyle bir bakar gözümüzden kestirdiğimiz has kangalların varırdık yanına.Önce;elimize dikenlerin batmasını önleyecek şekilde ,yaprakları ayıklardık.,sonra,ayağımızla kangalın başını eğdirir,Kasapın bıçağı hayvanın boğazına saldığını taklit ederek başlardık kesmeye.Kesilen kısımdan başlayarak kabuğunu soyar,ilk tadına bakardık.Biribirimize yakın olan arkadaşlarla o anki durumumuzu değerlendirirken:”Benimki çok taze”diğeri benim bu kart çıktı.Öncekinin ortasında kocaman upuzun delik ,yeşil böcek”gibi devam ederdik,bilgiç bilgiç değerlendirmelere…3-5-6 derken soyduklarımız ellerimizi renklendirir,boyardı kangalın suyu.Bu birazda bize övünme payı verirdi.”Bak o kadar çok kangal soydum ki,ellerim kapkara oldu.”derdik.Dönerken epey soyulmuş kangalımız olurdu heybelerimizde…
Ne mi yapacağız bu soyulmuş kangalları ?”CACIK”;salatalık(Hıyar) yerine geçerdi,soyulmuş kangallar.Ailece tüketirdik.
Kangalın görevi devam ederdi.Ekin süreci bittiğinde,yani kangallar kartlaştığında.Evin tüm horantası kağnılarla “kangal kırmaya” giderdi.(kağnıyı :Bile bilmeyene anlatsın.)Kazma ve çapayla kangallar kökten sökülür.Yüklenir kağnıya getilirdi harman yerine.Tam kağnı geldiğince mahallen kadınları genç kızları,büyük küçük toplanır kangalın başına, kartlaşmamış genç kangalları soyup yer,arta kalanları da, katladıkları eteklerlerine koyarak evlere götürürlerdi.
Geri kalan (Tabi çoğu) kangallar kurumaya bırakılır,Kuruyan kangal dövenle(düven)sürülerek ufaltılır.Samanlığa istiflenirdi kışın hayvanlara yedirilmek üzere…Bu nasiplenmede öküz ve inekler biraz torpilli olurlardı…
Osman ÖZKAN SEFERİHİSAR 21MART 2021
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.