KOCASİNAN’IN OĞUZ YURDU: EYİM KÖYÜ

KOCASİNAN’IN OĞUZ YURDU: EYİM KÖYÜ
Kayseri'nin merkezine bu kadar yakın olup da böylesine derin bir tarihî hafızayı bünyesinde taşıyan yerleşim yerleri çok azdır. Geçtiğimiz günlerde İlköğretim Müfettişi İbrahim Eker, Mehmet Özdemir ve Seyfullah Kafa ile birlikte Kocasinan ilçesine bağlı Eyim Köyü ve çevresini gezme fırsatı bulduk. Bu gezi, yalnızca bir köy ziyareti değil, aynı zamanda Anadolu'nun Türkmen hafızasına yapılan bir yolculuktu.
Argıncık'tan çıkıp Horsana (Buğdaylı) ve Dadasın (Akçatepe) köylerini geçtikten sonra Oğuzların iki büyük boyunun adını taşıyan Kızık ve Yüreğil köyleriyle karşılaşıyoruz. Biraz daha ilerlediğinizde Eyim Köyü karşınıza çıkıyor. Ancak ilginç olan sadece bu değil. Aynı coğrafyada Yazır ve Salır adlarını taşıyan yerleşimler de bulunuyor. İbrahim Eker Hocamızın belirttiğine göre Eyim'in eski adı olan "Eyimli", aslında "Eymirli" isminden geliyor. Böylece birkaç kilometrelik bir coğrafya içerisinde beş ayrı Oğuz boyunun izine rastlamak mümkün oluyor.
Bu durum, Anadolu'nun Türkleşme sürecini anlamak isteyenler için son derece dikkat çekicidir.
Paşalılar ve Eyim'in Kuruluşu
Köyün yakınlarında bulunan Paşalı Mezrası'na uğradık. Bugün yalnızca kalıntıları görülebilen bu yerleşim, Eyim'i kuran Türkmen topluluğunun ilk yerleşim alanlarından biri olarak kabul ediliyor.
Paşalılar, Dulkadirli toprakları içerisinde yer alan Sis (Kozan) bölgesinden gelerek önce Tomarza civarındaki Seyitli, Tatlıl ve Niğdeli kışlaklarına yerleşmişlerdir. Osmanlı tahrir kayıtlarında 1584 yılında Paşalılara bağlı ailelerin Beğdili, Yüreğir, Kozluca ve Eyimli köylerinde yaşadığı görülmektedir.
Aradan yaklaşık dört buçuk asır geçmiş olmasına rağmen Paşalıların izi bugün hâlâ köyde yaşamaktadır. O dönemde 11 hane olan Paşalılar, bugün köy içerisinde 11 ayrı sülaleye ayrılmış durumdadır. Paşa Hasanlar, Mullalar, İmamoğulları, Kahyalar, Yarpuzlar, Kösegiller, Dervişağalar, Hıdırgiller, Kör İbişler, Mantıcılar ve Çuhadaroğulları bunlardan bazılarıdır.
Köy halkı da atalarının Maraş ve Afşin bölgesinden geldiğini hâlâ hatırlamaktadır.
Türkmenlerin Ayak İzleri
Eyim coğrafyasında yalnızca Paşalıların değil, başka Türkmen obalarının da izleri bulunuyor.
Köy çevresindeki "Hamırkesen" ve "Kılavuzlu" isimli mevkiiler, adlarını eski Türkmen oymaklarından alıyor. Bu isimler bize, yüzyıllar önce bu topraklarda yaşayan obaların sessiz hatıralarını taşıyor.
Osmanlı kayıtlarında Hamırkesen Oymağı'nın 16. yüzyılda Koramaz ve Irmak Kenarı bölgelerinde yaşadığı görülüyor. Aynı şekilde Ulu Yörük topluluklarından olan Kılavuzluların da Eyim, Yüreğil, Amarat ve çevresine yerleştikleri anlaşılıyor.
Bir yer adının asırlar boyunca değişmeden yaşaması, tarih araştırmacıları için paha biçilemez bir veridir.
Suyun Bereketi
Eyim'e girdiğiniz anda dikkatinizi çeken ilk şeylerden biri su oluyor.
Köyün dört bir yanında çeşmeler, yalaklar ve kaynak suları bulunuyor. Adeta toprağın her noktasından su fışkırıyor.
Bu konuda Mustafa Karaca'nın anlattığı bir hatıra oldukça dikkat çekiciydi. Hollanda'da çalışırken gördüğü bir rüyada bahçesinden çıkan suyun çevreye zarar verdiğini gören Karaca, yıllar sonra köyünde ev yaptırıp su aradığında aynı manzarayla karşılaşmış. Öyle güçlü bir kaynak çıkmış ki suyun önüne geçebilmek için yüzlerce torba çimento kullanılmış.
Bölgenin altındaki zengin yeraltı su kaynakları bugün de köyün en önemli doğal servetlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Köyün Ortak Aklı
Eyim'in bir başka dikkat çekici özelliği ise köylülerin ortak çalışmayla meydana getirdikleri ormanlık alan.
1950'li yıllarda Eyim ile Amarat arasındaki yol sık sık sel baskınlarına uğruyormuş. Köylüler çözümü tepeleri ağaçlandırmakta bulmuşlar. Yıllar süren emek sonunda oluşan orman sayesinde sel tehlikesi büyük ölçüde ortadan kalkmış.
Bugün bu orman, köyün en güzel manzaralarından birini oluşturuyor.
Hafızlar Diyarı
Eyim ve komşu Amarat'ın bir başka ortak özelliği daha var. Cumhuriyet döneminde her iki yerleşimden de çok sayıda hafız ve imam yetişmiş.
Köy halkı eğitim, dinî ilimler ve kültürel değerlere verdiği önemle dikkat çekiyor.
Çaypınar Parkı'nın içinden akan küçük dere, yemyeşil görüntüsü ve köylülerin misafirperverliği de Eyim'i farklı kılan unsurlar arasında yer alıyor.
Bir Türkünün Anlattığı Köy
Eyimli Ozan Arif Uzman, köyünü şu dizelerle anlatıyor:
"Paşalı’da eksik olmaz korusu
Vadinin içindedir yeri Eyim’in
Hele namın almış ince halısı
Günde ilmek çalar yâri Eyim’in..."
Aslında bu dizeler, Eyim'in tarihini, tabiatını ve insanını özetliyor.
Bugün Eyim Köyü, yalnızca bir yerleşim yeri değil; Oğuz boylarının, Türkmen obalarının, kaynak sularının ve Anadolu'nun köklü hafızasının yaşadığı bir açık hava müzesi gibidir.
Bu toprakların kıymetini bilmek ve bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Seyit Burhanettin AKBAŞ Bünyan38Haber Genel Yayın Yönetmeni

Yorumlar