BÜNYAN ULU CAMİİ H.734 / M.1333
Cami-i
Kebir mahallesinde Güney-Kuzey doğrultusunda dikdörtgen bir alanı kapsayacak şekilde
inşaa edilmiş olan yapı, Salih Bey Camii olarak da bilinmektedir. Camiin kapısı
üzerinde, portal nişinin iki yanında devam eden iki satırlık Selçuklu sülüsü
ile yazılmış kitabesinin geniş tutulmuş alt satırında “Bu mübarek mescidin
imarını emirlerin emiri, âdil, müeyyed, muzaffer, fasıkları kahreden,
isyankarları katleden Zahireddin Mahmud bin Tac-ı Kızıl –Allah onun akıbetini
iyi eylesin- emretti. (Yedi yüz) otuz dört senesi aylarının ilki olan Muharrem
ayının başında (1333- Eylül) yazıldı. Emir Zahireddin Mahmud, Moğolların
Anadolu Valilerinden biri olup İlhanlı Sultanı Ebu Said Bahadır Han tarafından
(M.1329) yılında bu göreve getirilmiştir. Zahireddin Mahmud, Uygur soyundan
gelen bir Türk olup babası da Anadolu Valiliği yapmış olan Esen Kutluğ’dur.
Bünyan
Ulu Camii hakkında değerli çalışmalar ortaya koyan kişi Mehmet Çayırdağ
olmuştur. Onun 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin yayını
olan Tarih dergisinde (S.XXXIV, s.508) yayınlanan “Bünyan Ulu Camii Kitabesi”
adıyla yayınlanan makalesi ile başlayan ve daha sonra Vakıflar Dergisinin
XXVII. sayısında “Kayseri’de XIV. Ve XV. Yüzyıllarda İki Emir Ailesi Emir
Zahireddin Mahmud ve Emir şeyh Çelebi” adlı makalesiyle devam eden
araştırmaları Bünyan Ulu Camii hakkında yapılan en mühim çalışmalar olmuştur.
Bu son makale ise, yazarın 2001 yılında kayseri Büyükşehir Belediyesi yayınları
arasında çıkan Kayseri Tarihi Araştırmaları kitabında da yer almıştır. Mehmet
Çayırdağ’ın makalelerinden derlediğimiz bilgilere göre: Bünyan Ulu Camii, H.734
(M.1333) yılında İlhanlı valilerinden Tac-ı Kızıl oğlu Emir Zahireddin Mahmud
tarafından yaptırılmıştır. Camiin kapısı üzerinde, portal nişinin iki yanında
devam eden iki satırlık Selçuklu sülüsü ile yazılmış kitabesinin geniş tutulmuş
üst satırında Kur’an IX-18. ayeti, daha dar tutulmuş alt satırında mescidi
yaptıranların ahiretteki mükafatı ile ilgili hadis ve “Bu mübarek mescidin
imarını emirlerin emiri, âdil, müeyyed, muzaffer, fasıkları kahreden,
isyankarları katleden Zahireddin Mahmud bin Tac-ı Kızıl –Allah onun akıbetini
iyi eylesin- emretti. (Yedi yüz) otuz dört senesi aylarının ilki olan Muharrem
ayının başında (1333- Eylül) yazıldı. Kitabenin sağ ucunda alt alta üç satır
haline ﻋﻤﻞ ﻛﺎﻟﻴﺎﻥ ﻗﺮﺍ ﺍﺑﻮﻟﻰ(Kara Bolı harekeli şekli ile Bula Oğlu
Kaluyan yaptı) ifadesi yer almaktadır.
Bu
camii Bünyan’da Camiikebir, Ulu Camii ve bir ara da sonradan tamir ettiren
şahsın adıyla Salih Bey Camii olarak adlandırılmıştır. Kıble duvarına dik üç
neften ibaret olup ikişerli iki sıra ayağın taşıdığı kemerlere basan ahşap
mertekli tavanla örtülü cami, portalindeki geometrik örgü ve stilize hayvan
başı motifleri ile dikkat çekmektedir. Yine geometrik motifli ve üzeri dilimli
nişli mihrabı ve sonradan değiştirilmiş minberi bulunmaktadır. 22.15x22.00 m
Ölçülerindeki yapı dıştan masif bir görünüme sahiptir. Duvar kalınlıkları bütün
cephelerde aynı değildir. Kuzey cephenin iki köşesinde birer kule
bulunmaktadır. Bu kulelerden kuzeybatı köşedekinin üzerinde minare yer
almaktadır. Yapının doğu ve güney cephesinde ikişer, batı ve kuzey cephelerinde
birer pencere vardır. Pencerelerin kotları ve ebatları farklı olmakla birlikte
kuzey cepheye açılan pencere dama çıkan merdiven dehlizine açılmaktadır.
Saçakta tüm yapı cephesini dolaşan iki sıra düz silme kuşağı görülür.
Kuzey
cephe ortasındaki taçkapı, duvar yüzeyinden 25 cm. dışa taşkındır. Farklı genişlikte
silmelerle ayrılan beş bordürle çerçevelenmiştir. En dıştaki birinci bordür,
bir birinin tekrarı olan üç şeritli geometrik “kapalı formda” bir geçmedir.
Aralarında boşluk kalacak şekilde birbirine paralel uzanan düz şeritlerin
belirli aralıklarla birbirlerini kesmesinden meydana gelmiştir. İkinci
bordürde, iki şeridin kırılarak birbirine geçmesiyle yatık, birbirine yatık, ve
bitişik iki “yarım yıldız” oluşturan geometrik iki şeritli bir geçme
uygulanmıştır. M biçimli yarım yıldızlı uçlarına yer yer rûmîler yerleştirilmiştir. Üçüncü bordürde kufi yazı
taklidini hatırlatan üçlü geometrik geçme, birinci bordürde uygulanan geçmenin
ikilisi ile sınırlanan panolar içerisine madolyon biçiminde örgülü kompozisyon
yerleştirilmiştir. Bu bordürde geçmelerin uçları rûmî biçiminde sonlandırılmıştır. Dördüncü bordürde, spiral biçimli bir
kıvrım dalın aralarına palmet yerine kullanılmış karşılıklı gelecek şekilde her
taşa üçer olmak üzere toplam 24’er adet stilize hayvan başları görülür. Bu
hayvan başları bazı yazarlarca aslan, grifon veya kurt başlarına
benzetilmektedir. Beşinci bordürde ise karmaşık kapalı formda, bordür dışında
da devam edebilen geometrik bir bezeme işlenmiştir. Taçkapının iki yanında
bulunan sütunceler dört kıvrım dalın spiral biçimde dolaşarak yükselmesinden
oluşan, uçları rûmîlerle biten grift bir bitkisel kompozisyonla bezenmiştir.
Basit işlenmiş rûmî yapraklarla pulmet görünümlü süsleme oluşturulmaya
çalışılmıştır. Taçkapının kitabe kuşağından sonrajki üst kısmı onarmalar
sırasında yenilenmiş, bezemeleri işlenmemiştir.
Taç kapının kavsarası
yoktur. Kuşatma kemeri iki sıra mukarnaslı konsol üzerine oturur. Kapı açıklığı
yanlarda sövelere ve bunlar
üzerindeki profilli iki başlığa oturan basık
bir kemerle örtülmüştür. Kitabe ile kemer arasındaki yüzey birbirine geçmeli
kıvrım dalla bezenmiştir.
Kitabe genişlikleri farklı iki sartır halinde
taçkapı nişini U biçiminde dolaşmaktadır. Kitabenin yanındaki sütuncelerin
üzerindeki bölümleri üç satır olarak düzenlenmiştir ve mimar ve katip
isimlerini içermektedir. Mermere işlenmiş olan kitabe üzerinde 12 kollu
yıldızlardan oluşan bir dikdörtgen pano yer almaktadır.
Kitabeler, tarihi eserlerin "nüfus
cüzdanı" niteliğindedir. Eski adı Sarımsaklı olan Bünyan, 1890 senesinde
ilçe merkezi haline getirilmiştir. Birinci Dünya Harbine kadar “Bünyân-ı Hamid”
ismini taşırken Cumhuriyet döneminde kısala kısala Bünyan kalmıştır. Cumhuriyet
öncesinde Sivas’a bağlıdır. 1333 yılında yapılmıştır. Bu caminin en önemli
yanı, portali ve buradaki kitabe ile süslemeleridir. Cami portaline
yerleştirilmiş mermer kitabede bir âyet ve bir hadis yer almaktadır. Üst satıra
celi sülüsle, cami yaptırma ve yaşatmanın slogan âyeti yazılmıştır: “Allah’ın
mescidlerini, ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren
ve Allah’tan başka kimseden korkmayanlar yapar /tamir ettirir / yaşatırlar.
Onların, doğru yolu bulanlardan olacakları umulur. (Tevbe, 9 / 18) İnce olan
alt satırda bir hadis yazılıdır. Bu hadisi “Kim bir mescid yaparsa, kuş yuvası
kadar küçük de olsa, Allah ona Cennet’te bir ev yapar ve Beytü’l Hamd (Hamd/
Şükür evi) diye adlandırır.” diye tercüme edebiliriz. Selçuklu ve Beylikler
dönemindeki bütün kitabelerdeki âyet ve hadisler içinde, bu âyet ve hadisin
harekeli olarak yazılmış olması kayda değer bir durumdur. Bu âyet ve hadis,
cami yaptırma/yaşatma konusuyla birinci derecede ilgili slogan sözlerdir.
İkisinin bir arada bulunuşu ise, Kayseri’deki eserler içinde tek örnek
olmaktadır. Bu iki kutlu söz, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir
kompozisyon oluşturmaktadır. Kayseri sınırları içinde, ikinci bir örneği
bulunmamaktadır.

Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.