Gökyüzündeki Sır ve Yeryüzündeki İllüzyon: "Kurt, Yusuf’u Yemiş de Gömleğini Neden Yırtmamış?" Mehmet Dulkadir yazdı
Gökyüzündeki Sır ve Yeryüzündeki İllüzyon: "Kurt, Yusuf’u Yemiş de Gömleğini Neden Yırtmamış?"
On yedi yıl… Bir ömrün en verimli çağı, adaletin ise en karanlık mahzeni. Yazıcıoğlu’nun o kar kış gününde dağlarda bıraktığı iz, on yedi yıldır sadece bir “kaza” raporuna sığdırılmaya çalışılıyor. Bugün, o raporun tozlu sayfalarını 15 Temmuz’un ışığıyla aydınlatma iddiasında olanlar, aslında kendi vicdanlarının sesini mi duyuruyorlar, yoksa sadece bir "gündem mühendisliğinin" figüranlığını mı yapıyorlar?
Gömlekteki Dikiş Hatası
Hz. Yakup’a getirilen Yusuf’un gömleği gibi; parçalanmadan getirilen o kanlı kumaşa bakıp, “Kurt yemiş” diyorlar. Fakat o masalın müdavimleri, gömleğin üzerindeki "dikiş hatalarını" görmemekte ısrarcı. Radar kilitlerini, İncirlik’in o meşum sessizliğini ve küresel senaryoların taşeronlarını yalnızca "bir paranteze" sığdırmak, gerçek failleri korumak için çekilmiş en kalın perde değil midir? İktidarın sadık savunucuları, bugün bu "operasyon tiyatrosunu" bir adalet zaferi gibi sunarken; aslında bir yandan o günkü "derin sessizliğin" suç ortaklığını mı temize çekiyorlar?
Siyasi Bir "Dizayn"ın Sessiz Şahitleri
Erbakan’ın "D-8" ile küresel düzene vurduğu neşter, Yazıcıoğlu’nun "biat etmem" diyen vakur duruşu… Onlar bu coğrafyanın bağımsızlık sütunlarıydı. Şimdi o sütunları yıkıp, yerine kendi "yeni senaryolarını" ikame edenler, bugün bu liderleri "şehit" ilan ederek vicdan mı rahatlatıyor, yoksa onların mirasını kendi siyasi ikballerine "kurban" mı ediyorlar?
Sadakatın sınırlarını, davanın hakikatinden daha öte tutanlar; Yazıcıoğlu’nun o günkü duruşunun, bugün "dış güçler" ile kurulan o girift ilişkilerle ne kadar bağdaştığını kendine sormaya cesaret edebilir mi?
"Sus Payı" ve Gündem Mühendisliği
Televizyonlardaki o beşlik kalemşörler, her 15 Temmuz arifesinde aynı plağı çalıyor. Amaç bellidir; milletin gözünü boyayıp "adalet dağıtıyoruz" illüzyonuyla, arka planda milletin uyuduğu sırada yürürlüğe konan o sessiz, o meşum kararları gizlemek. Bir lideri "şehit" ilan edip, onun davasını on yedi yıl boyunca "FETÖ" parantezine hapsederek donduranlar, bugün gerçek faillerin izini sürmek yerine, sadece kendi "meşruiyet zırhlarını" parlatıyorlar.
Soru Soranlara Dair
"Neden şimdi?" diye soranları hainlik, fitne veya muhalefetle yaftalayanlar; aslında en büyük korkuyu yaşayanlardır. Çünkü bilirler ki; Yusuf’un gömleğini kana bulayıp getirenler, eninde sonunda o gömleğin sahibiyle yüzleşecekleri günü beklemek zorundadırlar.
Bugün dağıtılan "adalet" payları, Yazıcıoğlu’nun ruhuna bir fatiha değil, ancak o karanlık İncirlik gecesinin üzerine çekilen bir örtüdür. Hakikat, her ne kadar "devlet sırrı" kılıfıyla saklansa da; kurt, gömleği parçalamadan yediğini iddia ettiği o yalanın altında mutlaka kalacaktır.
Mehmet Dulkadir
Araştırmacı ve Yazar
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.