Başkan Nuh Karakaya: Hastaneye Şiddet Değil Güven Hâkim Olmalı
Genel Sağlık-İş Kırşehir Şube Başkanı Nuh Karakaya, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirterek, hastanelerin hem vatandaşların hem de sağlık emekçilerinin kendilerini güvende hissettiği alanlar olması gerektiğini söyledi. Şiddetin yalnızca saldırıya uğrayan sağlık çalışanını değil, sağlık hizmetinin tamamını etkilediğini vurgulayan Karakaya, olay yaşandıktan sonra yapılan açıklamalar yerine şiddeti ortaya çıkmadan önleyecek kalıcı ve caydırıcı politikalar istedi.
SAĞLIK ÇALIŞANI HASTASINI DÜŞÜNMELİ, CAN GÜVENLİĞİNİ DEĞİL
Hekimlerin, hemşirelerin, teknisyenlerin ve diğer sağlık çalışanlarının görevlerini yerine getirirken saldırıya uğrama endişesi taşımalarının kabul edilemeyeceğini belirten Karakaya, güvenli çalışma ortamının aynı zamanda vatandaşın sağlık hizmeti hakkının bir parçası olduğunu ifade etti.
Karakaya şunları söyledi: “Sağlık çalışanı hastasının başına giderken ‘Bugün başıma bir şey gelir mi?’ diye düşünmemelidir. İnsan hayatını korumak için görev yapan bir sağlık emekçisinin kendi can güvenliğinden endişe ettiği bir çalışma düzenini normal kabul edemeyiz. Hastanelerde korku değil güven hâkim olmalıdır.”
BEYAZ ÖNLÜĞE KALKAN EL SAĞLIK HİZMETİNE DE ZARAR VERİYOR
Sağlıkta şiddetin yalnızca saldırıya uğrayan çalışan ile saldırgan arasında yaşanan bireysel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Karakaya, yaşanan her olayın sağlık kurumundaki çalışma ortamını etkilediğini söyledi.
Karakaya, “Bir hekime, hemşireye veya herhangi bir sağlık çalışanına saldırıldığında yalnızca bir kişiye zarar verilmiyor. O serviste çalışan diğer personel etkileniyor, hastalar etkileniyor ve sağlık hizmetinin düzeni bozuluyor. Sağlık çalışanına yönelen şiddet aynı zamanda vatandaşın aldığı sağlık hizmetine yönelmiş bir tehdittir.” dedi.
ACİL SERVİSLERDE GÜVENLİK ÖZEL OLARAK ELE ALINMALI
Acil servislerin yoğunluk ve çalışma koşulları nedeniyle sağlıkta şiddet açısından özel olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Karakaya, riskli alanlarda yeterli güvenlik personeli ve hızlı müdahale mekanizmalarının bulunmasının önemine dikkat çekti.
Karakaya, “Acil servise gelen vatandaşımız doğal olarak kaygılı olabilir. Yakınının durumundan dolayı büyük bir stres yaşayabilir. Biz bu duyguyu anlıyoruz. Ancak hiçbir endişe sağlık çalışanına hakareti, tehdidi veya fiziksel saldırıyı meşru hale getiremez. Özellikle acil servislerde güvenlik tedbirleri personelin ve hastaların güvenliğini sağlayacak şekilde güçlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
ŞİDDET YAŞANDIKTAN SONRA DEĞİL ÖNCEDEN ÖNLENMELİ
Sağlıkta şiddetle mücadelede güvenlik önlemlerinin yanı sıra sağlık sisteminde vatandaş ile çalışanı karşı karşıya getiren sorunların da azaltılması gerektiğini belirten Karakaya, randevu güçlüğü, uzun bekleme süreleri, personel eksikliği ve yoğunluğun çalışanlara yönelik öfkeye dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Karakaya, “Vatandaş sağlık hizmetine ulaşmakta sorun yaşıyorsa bunun sorumlusu karşısındaki hekim veya hemşire değildir. Sistemdeki eksikliklerin bedeli sağlık çalışanına ödetilemez. Vatandaşımızın sorununu çözerken çalışanlarımızı da koruyan bir sağlık sistemi kurmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
KARAKAYA: ŞİDDETİN MAZERETİ OLMAZ
Sağlıkta şiddete karşı toplumsal bir duruş oluşturulması gerektiğini belirten Karakaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sağlık çalışanları insan hayatını korumak için gece gündüz görev yapıyor. Hiçbir tartışma, bekleme süresi veya yaşanan aksaklık bir sağlık emekçisine hakaret etmeyi, tehditte bulunmayı ya da el kaldırmayı haklı gösteremez. Güvenlik tedbirleri güçlendirilmeli, çalışanlarımız hukuken ve kurumsal olarak korunmalı, şiddete yol açan sistemsel sorunlar da ortadan kaldırılmalıdır. Hastaneler kavganın ve korkunun değil, tedavinin, şifanın ve güvenin adresi olmalıdır. Sağlıkta şiddetin mazereti yoktur.”
Yorumlar
Yorum Gönder
Lütfen görüş ve düşüncelerinizi buraya yazınız.